|
admin
|
 |
« : Ocak 12, 2008, 12:09:17 pm » |
|
Dil okulu Nasıl Seçilir?
Dil okulu seçimi başlı başına bir meşgale olduğu için yıllardan beridir tüm öğrenciler meşgul etmektedir.
DİL OKULU seçiminde farklı ülkeler ve farklı ihtiyaçlar söz konusu olduğundan, bu sorunun cevabı tam olarak ne istediğinizi bilmenizde yatıyor. Buna da ilk olarak size uygun şehir, okul ve kurs tipini belirlemekle başlayabilirsiniz. Mesela Londra gibi bir şehir bir yaz okulu programı için çok ideal bir yer olmayabilir. Çünkü genç öğrencilerin yapısıyla Londra’nın devasa yapısı çok da bağdaşan öğeler değildirler. Ancak çok iyi bir iş tecrübesi edinebileceğiniz bir staj programı düşünüyorsanız, büyük bir şehir ideal olduğundan hiç çekinmeden Londra’yı tercih edebilirsiniz. Buralar turistik amaçlı programlar için de uygun yerlerdir. Bazı şehirler ve bölgeler oldukça popülerdir. Dolayısıyla herkesin tercih noktasında ilk düşündüğü yerler buralar olmaktadır. Emekli insanların genel olarak tercih ettikleri yerler ise başta Avustralya olmak üzere ABD ve Güney Afrika gibi ülkelerdir. Bu yaş grubuna giren insanların gerek seyahat gerekse yeni şeyler öğrenmek açısından ayıracakları vakit çok daha fazladır. Uçacağınız yerin Türkiye’ye olan uzaklığı da önemlidir. Gideceğiniz yerde pratik ilişkiler geliştirmenizde, kalacağınız süre önemli rol oynar. İnsanların çoğu ulaşımın kolay olmasından dolayı bir çok yeri popüler hale getirmişlerdir. Ancak vakti müsait olanlar için egzotik yerler de tercih edilebilir. Mevsimsel dalgalanmalar da iyi bir seçimin ipuçlarını taşırlar. Orta öğrenim ve üniversite öğrencileri ancak tatil zamanlarında seyahat edebilmektedirler. Bu da popüler yerlerdeki yabancı öğrenci profilini önemli ölçüde etkiler. Yetişkinlerin çoğu, dil eğitimi ya da mesleki amaçlı bir yurtdışı seyahati için yaz dışındaki mevsimleri tercih eder. Bunun başlıca nedenleri, bu kişilerin zamanlarını daha esnek kullanabilmeleri ve daha az genç öğrencinin bulunduğu yaz dışındaki dönemleri özellikle tercih etmeleridir. Ancak başkentler, tarihi ve turistik yerler, yaz kış, çeşitli yaş gruplarından öğrencilerin yoğun olarak bulundukları, böyle bir ayrıma imkan vermeyen mekanlardır. Tercihlerimizi Etkileyen Faktörler: Esasen dilin konuşulduğu ülkeye gitmeden önce kendinize mutlaka sormanız gereken temel birkaç soru bulunmaktadır. Niçin bu dili öğreniyorum? Bu dili öğrenmekle neyi elde etmek istiyorum? Hedeflerim neler? Bunları gerçekleştirebileceğimi nasıl bilebilirim?… Bu vb sorular dil okulunu seçerken kendi kendinizi değerlendirmede size yardımcı olacaktır. Seçimlerinizi en aza indirmenize yardımcı olacak birkaç tane temel kriter vardır: - Ne kadar zaman ayırabilirim? Yurtdışı eğitim meşakkatli ve maliyeti yüksek bir yatırımdır. - Gideceğim ülkede ne kadar kalmak istiyorum? Bir aya mı yoksa bir yıla mı ihtiyacım var, ne kadar sürede açığımı kapatabilirim? - Nerede okumak istiyorum? Her bir ülkede her bir bölge ve şehrin kendisine özgü coğrafi, sosyal ve etnik karakteristikleri vardır. Gideceğim yerin bu anlamda farkında mıyım? - Ne zaman gitmek istiyorum? Bu konuda düşünmek için kendinize geniş bir zaman dilimi ayırın. Zira karar aşamasından uçağa bineceğiniz ana kadar olan süre umduğunuzdan daha kısa ya da daha uzun çıkabilir. Düşünülebilecek birkaç yaygın yanlış anlamayı da buraya eklemek istiyoruz: Fiyat kaliteyi yansıtır: Okul ücretleri kurumdan kuruma farklılık göstermekle birlikte dört ya da beş faktör tarafından belirlenir. Öğretmenlerin maaşı, okulun bölgesi vs… Prestijli olarak bilinen yerler genellikle yüksek kaliteye sahiptir: Ancak hemen her ülkede ünlü yerler bulunabileceğini unutmayın. Pakete bakarak yanlış karar vermeyin: Görünüme değil içeriğe bakın. Şunu hesaba katın ki, tercih edeceğiniz program elinizdeki broşürden ibaret değildir. Broşüre ya da okulun sitesine bakarak seçim yapmak bazen yanıltıcı olabilir. Sonuç olarak; Yapılması Gerekenler: İyi araştırma yapın: Düşündüğünüz okul; kurs, fiyat ve yer olarak aradığınız özelliklere uyuyor mu? Seçici olun: Yüzlerce okulun varlığı çok fazla tereddüt ve daha az inisiyatif kullanma imkanı anlamına gelir. Büyüklüğe önem verir misiniz? Uluslararası bir dil okulu grubunun programlarına mı katılmak isterdiniz, yoksa küçük bir kasabadaki tek şubeli bir okulun mu? İyi bir konaklama: Memnuniyet ya da memnuniyetsizliğin cevabı yurtdışına dil öğrenmek için giden ilk öğrenciden bu yana büyük ölçüde bu soruda yatmaktadır. Bireysel ihtiyaçların cevaplanması: Bir üniversitede görev alabileceğiniz akademik bir program mı, iş dünyasıyla ilgili bir program mı, yoksa geniş kapsamlı aktivitelerle zenginleştirilmiş sosyal bir program mı arıyorsunuz? Vakit nakittir: Pazar ekonomisinde herkes parasıyla dilediğini alma hakkına sahiptir. Fakat paranızla en değerli olanı almak sizin sorumluluğunuzdadır. Yeni bir ülkede dil öğrenmenin önemli bir yatırım olduğunu mutlaka hesaba katın.
Başlangıç ESL Sınıflarında İşbirlikli Öğrenim
Spencer Kagan
Dil edinimi; alınan mesaj, verilen mesaj ve bağlam değişkenlerinin karmaşık bir etkileşimiyle gerçekleşir. Bu hayati değişkenlerin incelenmesi, işbirlikli öğrenimin dil ediniminde etkili tüm değişkenler üzerinde son derece müspet bir etki yaptığını ortaya koyar. Alınan mesaj Dil edinimi anlaşılır, gelişim seviyesine uygun, miktarca zengin ve doğru mesajlarla sağlanır. Anlaşılır Dil edinimi olabilmesi için mesajın anlaşılır olması zorunludur (Krashen 1982). İşbirlikli bir grupta çalışan öğrenciler kendilerini ifade etmek durumundadır, böylelikle doğal olarak mesajlarını anlaşılır kılarlar. Küçük grup ortamı daha yüksek oranda bir anlaşılır mesaja olanak tanır, çünkü konuşmacı bir şey anlatabilmek için konuşmasını dinleyicilerin seviyesine göre ayarlama lüksüne sahiptir –tüm sınıfa hitap eden öğretmenin sahip olmadığı bir lüks. Birbiriyle konuşan konuşmacılar rahatlıkla konuşmalarının seviyesini ayarlayabilirler, bu geniş gruplar için pek te kolay değildir. İşbirlikli bir ortamda mesajların belirli, somut davranışlarla ilintili oluşu anlaşılır olmasını kolaylaştıran bir diğer etkendir. Gelişim Seviyesine Uygun Dil anlaşılmış dahi olsa yaklaşık gelişim bölgesi (zone of proximal development)nde yer almadıkça dil ediniminde bir üst basamağa geçişi sağlamaz (Vygotsy, 1978). Her öğrencinin gelişim seviyesi kendi başına ne yapabildiğidir; yaklaşık seviye ise destekleyici bir işbirliği ile ne yapabildiğidir. Gelişim ve yaklaşık seviyeler arasındaki fark yaklaşık gelişim bölgesi şeklinde adlandırılır. İşbirlikli bir grupta mesajlar, dil gelişiminde bir üst seviyeye geçişi destekleyecek şekilde yaklaşık gelişim bölgesi içerisinde gerçekleşir. Miktarca Zengin Bir öğrenci yaklaşık gelişim bölgesinde anlaşılır mesajlar alabilir, ancak mesaj birçok kaynaktan tekrar tekrar alınmadıkça dil edinimi sağlanamaz. İşbirlikli öğrenim grubu bol miktarda iletişimin gerçekleştirildiği doğal bir kaynaktır. Küçük bir grupta öğrenciler bir konuyu tartışırken kullandığı ifadeler dinleyiciye öğrenmenin kısa-süreli kavrayıştan uzun-süreli edinime geçişi için gerekli miktarda mesaj tekrarı alırken anlam üzerinde düşünme imkanı sağlar. Doğru Dil edinimi doğru mesaj –doğru kelimeler ve telaffuzdan oluşan gramer olarak doğru bir iletişim—yoluyla sağlanır. Bu alanda geleneksel bir sınıf işbirlikli bir sınıftan daha avantajlı olabilir, çünkü konuşmaların çoğu öğretmen tarafından yapılır. Öğrencilerin mesajları öğretmeninkine göre daha az sağlıklıdır, ancak geleneksek sınıflardaki doğru mesajın bedeli öğrenci mesajlarını önlemekle ödenir, kazanımına göre çok ağır bir bedel. Daha yoğun iletişim, resmi doğru mesajlara göre daha iyi bir edinim sağlar. Verilen Mesaj Dil edinimi sıklıkla ve bol miktarda gerçekleşen, konuşmacının kimliğiyle uyumlu işlevsel iletişim mesajlarıyla gelişir (Swain, 1985) İşlevsel/İletişimsel
Konuşma, konuşmacının dili her gün kullandığı şekilden farklı ise konuşmacının gerçek iletişim yetkinliğine çok az katkıda bulunacaktır. Kelime yada fiil çekim listelerini ezberlemek akıcılığı artırmaz, çünkü dil edinmek dile dair bir şeyler öğrenmekten farklı bir şeydir. “Saat duvardadır” yada “Bu bir bardak” şeklinde işaret etmek gerçek bir konuşmayı temsil etmez ve resmi, bağlamından uzak konuşma alıştırmaları edinimi engelleyici transfer sorunları doğurur. İşbirlikli grup, dil edinimi için hayati öneme sahip canlı, işlevsel, kişiyle uyumlu temsili mesajların sunulduğu bir arena sağlar. Öğrenciler konuşmayı büyük ölçüde konuşarak öğrenir. İşbirlikli öğrenimin geleneksek sınıf düzenine kıyasla en büyük avantajı öğrencilere izin verilen mesaj üretim miktarıdır. Geleneksek sınıflarda öğrencilere genellikle bir derste bir defa söz hakkı verilir. Ders boyu soru-cevap süresince öğretmen aslında öğrencilerden daha çok konuşur, çünkü bir öğrencinin konuşması için öğretmenin iki defa konuşması gerekir; önce soruyu sorarak daha sonra yorum, övgü, yada düzeltme şeklinde geribildirim formunda. Böylelikle 30 kişilik bir sınıfta her öğrenciye bir dakikalık söz hakkı vermek bir saati aşkın zaman alır. Aksine, karşılıklı tartışma sistemiyle her öğrenciye bir dakika ayırmak iki dakikayı biraz aşacaktır. Mesaj bağlamında geleneksel sınıfta bir saat süren çalışma işbirlikli bir ortamda iki dakikada gerçekleşebilir! Miktarca zengin Öğrenciler aynı konu üzerinde tekrar tekrar konuşma fırsatı verildiğinde akıcı hale gelebilirler. İşbirlikli öğrenim yöntemleri öğrencilerin ürettiği mesaj miktarını artırmak üzere özel olarak tasarlanmıştır. Günlük dilde de olsa öğrencilerin bir konuyu grup arkadaşlarıyla tartıştığı işbirlikli öğrenim tartışmaları bol miktarda mesaj üretimi sağlar. Geleneksek sınıfta öğrencilerin bir konuda bir defadan fazla konuşması için yeterli zaman yoktur. Kimlik Uyumlu Öğrencinin kimliğiyle uyumlu olmayan sınıf konuşmaları gerçekleştirmek akıcılığa katkı sağlamayacaktır, çünkü öğrenci konuşmayla bağlantılı kimliği yansıtmak istemeyecektir. Baskın grubun dilini edinmek karşı konulan bir durum olan asimilasyon anlamına geliyorsa kültürel gruplar baskın grubun dilini edinmek konusunda direnç gösterir. Dilin işbirlikli gruplar içerisinde daha az resmi, akranlar arasında gerçekleşen, ifade amaçlı kullanımı, dilin tüm sınıf genelinde gerçekleşen resmi kullanımına nazaran çoğu öğrencinin kimliğine daha yakın bir dil kullanımını temsil eder. Ne kadar kimlik uyumlu bir dil kullanıl ılırsa edinim o kadar yüksek olur. Bağlam Dil edinimi, destekleyici ve motive edici, iletişimsel ve bağlama ilişkin, gelişim seviyesine uygun ve geribildirim açısından zengin bağlamalar da gerçekleşir. Destekleyici/Motive edici Öğrencileri, tüm sınıf önünde cevaplamaları istenen sorularla “doğru” yada “yanlış” şeklide niteleyen geleneneksel sınıflar destekleyici olmaktan fersah fersah uzaktır. İşbirlikli bir grup içerisinde öğrenciler birçok sebepten dolayı konuşmak için daha fazla motivasyona sahiptir ve daha fazla destek bulur: (1) Bunlara daha sık soru sorulur; (2) işbirlikli öğrenim projelerini gerçekleştirmek için iletişim kurmaları gerekir; (3) çocuklar geleneksel sınıfta olduklarına kıyasla çok daha fazla destekleyicidir, çünkü hepsi aynı taraftadır: (4) işbirlikli ö ğrenim yapıları konuşma gerektir; (5) öğrencilere birbirlerini övme ve teşvik etme öğretilmiştir ve (6) öğrenciler karşılıklı birbirlerine bağımlıdır böylelikle diğerlerinin bildiklerini bilmek zorundadırlar. Bu etmenler sayesinde öğrenciler, konuşmayı cazip ve kolay hale getirmek için kelime ve ifadeler sunarak grup arkadaşlarını “ortaya çıkarırlar”. İletişimsel/Bağlama ilişkin İşbirlikli öğrenim gruplarında yaptığımız şeyler hakkında konuşuruz. Gerçek hayatta, hedeflerimizi gerçekleştirmek için gerçek olaylar ve nesneler hakkında konuşuruz. Anlam üzerinde uzlaşınız. İşlevsel iletişim hali hazırda olana dairdir. Bu iletişimsel dil, tüm sınıfa yönelik soyut, konuşulmak üzere öğrencilere verilen konuların aksine dil edinimini kolaylaştırır. Gelişim Seviyesine Uygun Bazı öğrenciler tüm sınıfa hitap etmeye hazır değilken bir, iki yada üç kişiye konuşmayı daha kolay bulabilir. Tüm sınıfa yönelik bir konuşma işbirlikli grup içerisinde bir konuşmadan daha resmi, daha az bağlamsaldır. Bir arkadaştan boya istemek kolaydır ancak tüm sınıf önünde bir soru cevaplamak yada muayyen bir konuda konuşmak zordur. Küçük bir grup içerisinde konuşmacılar kendi gelişimlerine uygun seviyede bir konuşma gerçekleştirme imkanına sahiptir. Geribildirimce Zengin Öğrenciler birbirleriyle konuşurken anında geribildirim ve düzeltme olanakları sağlar. İletişim esnasında geribildirim ve düzeltme (“onu bana ver”, “cetveli aldığına emin misin?” gibi) kelime bilgisi ve dil formların kolayca edinilmesini sağlar, buna mukabil resmi düzeltme imkanları (“bu nedir?”, “Bu bir cetvel” vb.) dil edinimini teşvik etmeden ziyade zorlaştıran sürekli kendini kontrol etme ve gerilime yol açar. 20 dakikalık bir sınıf dersinde bir öğrenci bir geribildirim imkanı kazanmışsa şanslıdır; 20 dakikalık bir işbirlikli sistemde ise öğrenci –tümü istediği gibi hareket edeceği doğal bir bağlamda– yarım düzine geribildirim imkanına sahip olacaktır. Doğal bir Evlilik İşbirlikli öğrenimin alınan ve verilen mesajı ve bağlamı dil edinimini artırma yönünde nasıl dönüştürdüğünü incelediğimizde şu sonuca varabiliriz: işbirlikli öğrenim ve ESL sınıfı –doğal bir evlilik.
Saygıyla Yabancı Dil Forum
|