Dil Forum @ İngilizce Forum
Ocak 06, 2009, 10:52:29 am *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Bir kitap baştan yazılabilir ama HAYAT asla..
 
  Ana Sayfa Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
  Mesajları Göster
Sayfa: [1] 2 3
1  Genel Kategori / Yabancı Dil öğretme özürlüyüz.. / İngilizce Öğretme Özürlüyüz..! : Ocak 21, 2008, 12:01:39 am
Güneş olmazsan yıldız ol, ama gökteki en parlak yıldız sen ol..!

evet aynen öyle,İngilizceyi öğretemiyoruz..

İngilizce denildiğinde bizim insanımızdan duyduğumuz veya duyacağımız tek şey var…’İngilizce mi, aman Allah korusun, uzak olsun..Yıllarca öğrenmeye çalıştım,gayret ettim ,yıllarımı verdim ama bir türlü öğrenemedim..Artık kurslara gitmekten özel derslerden bıktım… Öğrenemiyorum hem de artık zaten bıraktım,unuttum gitti.Belki bir iki kelime hatırlıyorum ama onu da zaten söyleyemiyorum…Korkulu rüyam benim…’

*Evet, bu cümleleri kaç kez söylediniz, bir düşünün.Ve hala da söylemektesiniz ve ileride de söyleyeceksiniz.

*Doğru…Yıllardır aynı mantıkla öğrenmeye çalıştığınız ama bir türlü öğrenemediğiniz İngilizce acaba gerçekten sizin öğrenemeyeceğiniz kadar zor muydu ki öğrenemediniz ? Yoksa yanlış öğretimin mi kurbanı oldunuz.?.

Acaba Afrika’da yaşayıp da İngilizce’yi 10 yaşından itibaren konuşmaya başlayan diğer insanlar benden ,sizden daha mı zeki ki onlar şakır şakır İngilizce konuşabiliyorlar…! Yoksa onlara öğretilen İngilizce gerçekten ciddiye alınarak,öğrendikleri bilgiler kullandırılarak ,öğrenciler gerçekten dersin bir parçası olarak mı öğreniyorlar..?

*Bizler onlarca yıl ne yaptık..Hep ve her sene İngilizce’ye aynı başlangıcı yaptık ve aynı bitirdik..Grammar la başladık onunla da bitti zaten okul..Hep sınav olmadık mı zamanlardan..Hep ezberlemedik mi onları..Şu zamanda şu yardımcı fiil, yok hayır fiilin şu hali bu hali dedik…Peki hiç teyp dinledik mi,dinlettirildik mi…hiç yanlış da olsa konuştuk mu, konuşturulduk mu..Hiç video seyretme şansımız oldu mu…Hiç öğretmenimiz okuyup da onu can kulağıyla dinleyip bu kelime şöyle söyleniyormuş deyip tekrar ettik,ettirildik mi…Hiç sözlük kullanıp,yardım alıp doğru okumayı,yazmayı denedik mi …Yoksa her zaman olduğu gibi tek ve sadece öğretmene bağlı kalıp kaderimize mi boyun eğdik…Hiç mi içimizdekileri söyleyemedik..

*Bırakın bunları yapmayı ,şu an öğrenmeye çalıştığımız dilin ne olduğunu bilmek bir yana 20 yıldır alfabesini bile öğrenemedik,hep aman dedik,nasıl olsa önümüzde yıllar var gelecek sene öğreniriz dedik…bu gelecek sene hiç gelmedi ki……

*Söz konusu İngilizce olduğunda hep ve her zaman bir adım geriye çekildik konuşamadığımız için…birileri bizim yerimize konuşsun istedik …utandık,sıkıldık..konuşamazsak karizma yerle bir olur dedik…neden bunların hepsi ki…eğer İngilizce’yi konuşamayacaksam onu öğrenmemin ne gereği var…öğreneceğim dilin bana her yerde yardımcı olmasını isterim…nette arkadaşımla konuşayım,gerek olunca kullanayım…bıktım artık grammar öğrenmekten…işte bu grammar yüzünden İngilizce öğrenmek istemiyoruz…başlıyoruz grammar 7-10-20 ay geçiyor hala grammar…ben ne zaman iki kelime edeceğim peki…bu yüzden de öğrenmek istemiyorum kardeşim…

İngilizce’yi konuşamamak acaba bir kader mi yoksa sadece Türkiye’nin mi kaderi…doğru dürüst öğrenmek varken biz hep yokuşa sürüyoruz onu…sınıfta öğretmiyor ve her zaman İngilizce öğretenlere muhtaç bırakıyoruz öğrenenleri…neden peki ? neden sınıfta layığıyla öğretmeyip insanların önüne her zaman bir problem olarak çıkmasına neden oluyoruz ki bu İngilizce’nin işte okulda evde sokakta nette her yerde İngilizce…bunun çözülmesi gerekiyor kardeşim…hem de acilen…Türkiye’deki yabancı okullarda öğretilen İngilizce’nin yapılan dil öğretme etkinliklerinin bari yüzde 20 sini aynı teknikle öğretsek n’olur…bırakın iyi İngilizce’yi sadece birazcık İngilizce konuşabilir olarak mezun etsek bu gençlerimizi ne olur sanki..! belki öğrendiği üç beş kelimeyle bir iş bulur… Onlarla aynı dersleri göstermemize, aynı İngilizce’yi öğretmemize rağmen,onlar konuşan bir insan yetiştiriyor biz de sadece öğretmeni dinleyen ve not alan…
aradaki fark işte bu..

bizler konuşurken kurala uymayı sanki tabu kabul etmişiz..çocuklara yanlış yapma şansı tanımıyoruz peki bebekler nasıl öğreniyor bu dili…peki ne olurdu yanlış yapsalar da bizler de düzeltseydik…konuşma demek,anlatacağın şeyi en kısa ve en etkili anlatmak demek değil midir…bırakın onlar da bir kaç grammar(dilbilgisi) hatası yapsınlar, ama en azından konuşsunlar…yanlış söylesinler ama en azından ağızlarından bir kaç kelime çıksın….onları konuşturmayı bırakın, bizler doğru düzgün telaffuz edemiyoruz ki onlara konuşmayı öğretelim….herkes kendi kafasına göre telaffuz ediyor…

Türkiye’de 100 İngilizce öğretmeni olduğunu kabul etsek bir kelime için neredeyse 100 ayrı telaffuz ortaya çıkıyor…yani İngilizce öğretmeni birbiriyle anlaşamıyor ki değil bu dili öğrenmeye çalışan yabancıyla anlaşsın… branş öğretmeni olmayıp da derslere giren onlarca öğretmeni de eklerseniz bizlerin neden İngilizce konuşamadığını veya İngilizce konuştuğumuz halde neden birbirimizi ve yabancıları anlayamadığımızı anlarsınız….

*Haklıyız değil mi…Ama emin olun ki İngilizciyi öğrenememek diye bir olgu yok ve asla olmadı…Her insan bir şeyler öğrenebilir mantığıyla yola çıkmayan bir öğretim zaten sonunda iflas eder..Düşünün o zaman bazı engelli çocuklarımızı…Onlar bir şey öğrenemez deyip kendi hallerine mi bırakacağız..Kim kabul edebilir bu mantığı..Tabi ki onlar da bir şeyler öğrenebilirler…Ee o zaman …Biz neden öğrenemeyelim, diğer ulusların çok kolay öğrenebilip sorunsuzca kullanabildiği bu İngilizce’yi…

Eğer biz İngilizce öğrenemiyor ve konuşamıyorsak bunun iki açıklaması olması gerekir..

Ya öğretmenim öğretti ve o öğretirken ben hep dalga geçtim ve asla onu dinlemedim ders çalışmadım hep uyudum derslerde ve öğretmenim de beni zorlamadı ,ya da bana öğretilemedi…Ama şöyle etrafıma bir baktığımda ben çalışkan bir örgenci olmasam dahi diğer insanların en azından bu dili konuşuyor olmaları gerekmiyor mu diye bir soru geliyor aklıma..hadi ben konuşamıyorum ama zaten Türkiye konuşamıyormuş demez miyim..Bu durumda demek ki benim çalışkan yada tembel olmamla alakalı değil diye düşünüyorum..
Çalışkan olup da Anadolu lisesinden dahi mezun olan arkadaşım dahi konuşamıyorsa ben mi suçluyum….Yoksa bana ve arkadaşıma konuşmayı öğretmeyen bizi konuşmaya zorlamayan ve hatta kendisi dahi sınıfta İngilizce konuşmayıp her şeyi Türkçe söyleyen,bize teyp dinlettirmeyip video seyrettirmeyen,sözlük kullandığımda sözlükteki doğru bilgiyi kabul etmeyip sadece bana inanacaksınız deyip kesip atanlar mı suçlu…İşte bunu bilemiyorum…Burada zorlanıyorum….

*Ben İngilizce dersini hep sınav olarak hatırlıyorum…her zaman yazdık yazdık yazdık…Hiç ama hiç öğretmenimin konuştuğunu hatırlamıyorum…Üstelik iyi sayılan bir lisede de okudum…Hep ödev aldık ödev yaptık…yapamadığımızda azar işittik hatta dayak yedik..acaba biz İngilizce’yi öğrendik mi ki yapamadım ÖĞRETMENİM…kitabın hepsini deftere geçirdik..Yetmedi yardımcı kitabı da yazdık..Grammar kitabını da yazdık..hep yazdık…Ama bunun aynısını siz de yaptınız…Bazen boş bırakıldık başka derse hazırlandık…Sınav olacağımız hafta çıkabilecek sorular verilip sadece onları ezberledik ezberledik ezberledik…peki ben bunları ezberleyecektim de neden öğretmene ihtiyaç duydum ki…

*tüm bunları yaşayarak büyüdük bizler…Ve işte bu yüzdendir ki gerçekle karşılaştığımızda çok acı…Biz İngilizce öğretmiyoruz,öğretemiyoruz,…Sadece çocukların bu dersten geçmesi için tiyatro yapıyoruz….Peki nerede kaldı Yüksek medeniyet seviyesine çıkmak için hazırlayacağımız geleceğimiz olan çocuklara güzel şeyler öğretmek…hani gelecek nesiller bizim eserimiz olacaktı…Peki nasıl,nasıl…Bunu nasıl yapmayı düşünüyoruz , ya da düşünüyorsunuz?…böyle mi…

*Acaba İngilizce dersine giren bir insan, o derse girdiğine göre ,o dersin ustası sayılmaz mı..? Hayır tabi ki sayılmaz…Branş öğretmeni olmayıp da İngilizce dersi boş geçmesin diye bu derse giren birçok insan var..Zaten onlar da yanlış öğrettikleri için öğrenciye İngilizce konuşturmak bir mucize olur..Hadi diyelim birkaç grammar yapısı öğretti…ya konuşma ..ya yazma..ya dinleme..ya okuma..ya kelime..hadi diyelim birkaç cümle söyledi.. ya yanlışsa telaffuzu …ya çocuk yanlış öğrenirse…ya kendisi de dinlediğinden bir şey anlamayıp dinleme dersi yaptırmıyorsa….peki bu çocuk nasıl konuşacak…Hiç konuşamayacak ki …

Hadi farz edin ki branş öğretmeni geldi..ya bu dediklerimizi onlar da yapmadıysa,yapmıyorsa,yapmazsa…(kesinlikle ve kesinlikle hepsi değil tabi ki..)

*Zaten eğer dil eğitiminde bu söylediklerimiz yapılmış olsaydı en azından Türkiye’deki insanlarımızın çoğu şu an gerçekten ( yanlış yada doğru) İngilizce konuşuyor olurdu…Herkesin mükemmel olmasını,mükemmel öğretmesini beklemek çok büyük bir iyimserlik olacak ama gönül hep iyiyi istiyor..Tabi ki işini iyi yapan da olacak yapmayan da, yapamayan da….Zaten bu kendiliğinden oluşan bir durum.Her insan mükemmel olamaz… onun içindir ki zaten bazı öğrencilerimiz iyi eğitim alıyor bazıları kötü…

*İngilizce Türkiye’de yüzde 99 oranında sadece sınava hazırlık olarak öğretildiği için,üzgünüm ki biz daha yıllarca güzel İngilizce konuşamayacağız…Bırakın güzel İngilizce’yi sadece saçma sapan da olsa İngilizce konuşamayacağız…

*Biz konuşmaya başlasak da birileri bize güler diye utanıp konuşamayacağız..derste zaten konuşmuyoruz…Acaba biz bu İngilizce’yi ne zaman konuşacağız…Acaba bu İngilizce’yi konuşabilenler bunu ana karnında mı öğrendi…Onlar hiç mi hata yapmadılar..Bizim hiç hata yapma özgürlüğümüz,şansımız olmayacak mı acaba..:?

*Peki biz yanlış yapmadan doğruyu nasıl öğreneceğiz..? En azından konuşalım da bari yanlış konuşalım..Nasıl olsa öğretmenimiz bizi düzeltir…En azından konuşma cesaretimiz oluşsun…

*Ve biz artık Türkiye’nin İngilizce’yi konuşmasını ,konuşabilmesini, bu esaretten kurtulmasını istiyoruz…İngilizce öğrenme hakkımızı kullanmak istiyoruz..hadi artık korkmayalım şu dilden..hep biz korktuk ondan artık onun korkma sırası gelsin…Gelmedi mi….Yapabiliriz bunu ..biz de konuşabiliriz bu dili..

Peki nasıl !

Eğer öğrenmeye karar verirseniz ,verdiyseniz işin en kolay yerine geldiniz demektir o zaman….öncelikle kendinize güvenin..hadi bunu yapın artık yapabilirsiniz…hiç kimse size gülmez,gülemez…Zaten gülüyorsa kendisi de bilmediği içindir..Bilen birisi gülmektense size yardım eder….

*Şimdi yapmam gereken en önemli şeye geldi sıra
… en doğru bir şekilde,güzel telaffuzu öğrenerek konuşmayı öğrenmeye…İngilizce konuşurken yapılabilecek ilk ve en önemli şey kelimeleri doğru telaffuz etmektir…Belki ilk başlarda zorlanacaksınız,diliniz dönmeyecek ama bu iş olacak…Eğer daha önceden telaffuzları yanlış öğrendiyseniz onları düzeltmek biraz zaman alacak…Çünkü daha önceden öğrendiklerinizi doğrusuyla değiştirmek zorunda kalacaksınız..belki biraz da zorlanacaksınız…Ama doğru telaffuz İngilizce’nin olmazsa olmazıdır..Eğer insanların gerçekten sizinle sohbet etmesini istiyorsanız doğru telaffuz her zaman ve daima işe yaramıştır…Peki doğru telaffuzu nasıl bulacağım derseniz o da basit…Nasıl ki İngilizce’yi yazmak için bir alfabe varsa ,onu okumak için de bir alfabe var…Ve siz bu alfabeyi öğrendiğinizde kendinize çok büyük iyilik yapmış olacaksınız…Daha önceden kimin neyi nasıl öğrettiğini bilebilecek,doğruyu yanlıştan ayırabilecek,ve siz de artık insanlara körü körüne bağlanmak yerine kendinizin patronu olup hep doğruyu söyleyeceksiniz….Bu alfabe İngilizce konuşurken doğru konuşmanızı,dinlediğinizi anlamanızı,okunanları doğru algılamanızı ve sizin de doğru okuyarak karşıdakinin de sizi doğru anlamasını garanti eder…eğer yanılırsak da biz bir şey bilmiyormuşuz deyip sizden özür dileriz ve huzurlarınızdan ayrılır, siteyi kapatırız…

*Bazı insanlar İngilizce’yi konuşabilirler ama bazılarıda MUHTEŞEM konuşur...işte, sebebi onların İngilizce’yi bu alfabeyle öğrenmiş olmalarıdır…Ancak şu uyarıyı da yapmak zorundayız…Bu alfabe iki tarafı da keskin bir bilgidir..Bu alfabeyi öğrendikten sonra yanlışları çok kolay fark edebilecek ve karşı tarafı uyarabileceksiniz..ancak uyardığınızda sen benden daha mı iyi biliyorsun diye bir tepkiyle karşılaşabilirsiniz ve sizi kabul etmeyebilirler…aranız bozulabilir…Diğer taraftan, bilerek sessiz kalmak da size çok zor gelecek.karşı tarafın yaptığı yanlışları bilerek susmak ve onları düzeltmemek nasıl bir duyguymuş onu da yaşayacaksınız..…hadi bakalım hayırlısı…

*Dil bir anlaşma,iletişim aracıdır.
.İşe yaraması için karşıdaki insana doğru kodlanarak iletilmesi gerekir…İki aynı dili konuşan insanın anlaşamamasının tek bir açıklaması vardır..o da ikisinin de konuştukları dili doğru düzgün telaffuz etmemesidir…Hocam, birisiyle İngilizce konuşmaya çalıştım ama anlaşamadık…
peki neden …?
işte bu yüzden…

*Amaç dili öğrenirken en iyi şekilde öğrenmek olsun…yavaş ama doğru…yavaş ama azimle…ve de bir daha asla İngilizce’nin telaffuzuyla ilgili hiçbir problem yaşamayacağınıza emin olarak…

*Dili öğrenmeye başladığımız andan itibaren eğer doğruları öğrenmeye ,söylemeye başlarsanız yıllardır söylediğiniz şu cümleleri bir daha asla söylemeyeceksiniz…

*“Televizyonda İngilizce konuşuyorlar ama ben anlamıyorum..teypte İngilizce kaset , şarkı çalıyor ama tek kelime anlamıyorum…birisi İngilizce bir şeyler okuyor ama ben hiç bir şey anlamıyorum…”

*Ve bunun için de öğrendiğimiz kelimeleri doğru telaffuz edeceğiz,bol bol dinleyeceğiz…Doğru her yerde aynıdır ve değişmez…yani İngilizce’de kelimeleri siz de doğru söyleseniz ,televizyon da söylese,şarkıda da olsa hepsi aynı olacaktır…Konuşmak için hiç kimsenin daha zaman var demesini beklemeyeceksiniz…tek başınıza da kalsanız kendi kendinize konuşacaksınız…öğrendiklerinizi hemen pratiğe dökecek ve hayatınıza uyarlayacaksınız…..

*Cambridge First Certificate Listening and Speaking…. Cambridge
*Northstar..listening and speaking.. Longman

Yabancı Dil Forum
2  Genel Kategori / soruYORUM / KPDS ve Dil Sınavı Rezaleti ..! : Ocak 20, 2008, 11:09:11 pm
*Öğretmenin KPDS sınavına girip belirli bir notu alması acaba o öğretmenin İngilizce bilgisinin hangi yönünün iyi veya kötü olduğunu söyleyebilir bize..!

…dilbilgisi iyi olup da İngilizce’deki diğer becerileri kötü olan çok insan var…siz bunları sınava girdi ve geçer not aldı diye nasıl başarılı sayabilirsiniz…

sınava girmeyip de İngilizce’ye her yönüyle hakimiyeti çok iyi olan bir çok insan ve de İngilizce öğretmenimiz var..işte asıl başarılı olan bunlar..
sınava girip bir kaç milyon alacağım diye cevaplanması çok zor olan soruları cevaplamak belki de onlara hiç mi hiç mantıklı gelmiyordur…hem siz devlet memurları sınavında belirli notu almayan öğretmeni atamayacağız diyeceksiniz hem de sınavda 20 alan öğretmeni dahi göreve atayacaksınız…peki nerede kaldı KPDS’nin inanılırlığı…
peki o öğretmen kpds’den iyi not aldığında İngilizce’yi biliyor mu diyeceksiniz…yani Türkiye şartlarında kpds denilen sınavın hiç bir işe yaramadığını söylemekten başka çıkar yolumuz kalmadı…
sizler kpds’yi insanlar belki de çözemesin diye o kadar zorlaştırıyorsunuz ki her giren başarılı olmasın diyorsunuz…zaten bu sınava girip de başarılı olamayan çok öğretmen olduğunu da biliyorsunuzdur..ama onlar şu an okullarında İngilizce öğretmeye devam ediyorlar…ne yapacaksınız bu durumda…İngilizce sınavına girip de başarılı olamayan İngilizce öğretmenlerini açığa mı alacaksınız…
bunu yapamazsınız çünkü bu kadar açık ders varken bunu yapamazsınız..zaten sizler İngilizce öğretmenini mumla arıyorsunuz…peki diğer branş öğretmenlerine neden branşlarıyla ilgili bir kpds tipi sınav hazırlamıyorsunuz..ama sadece branşı İngilizce veya Almanca olan diğer öğretmenlerin dil tazminatı hakkından yaralanmaları için kpds’den geçerli not almasını istiyorsunuz…
o zaman kendi mezun ettiğiniz öğretmene kendiniz güvenmiyorsunuz sayın hocam kendiniz…işte bu yüzdendir ki yetişmiş İngilizce öğretmeninin İngilizce kalitesini ancak ve ancak yazılı bir belgeyle ölçmeye çalışıyorsunuz ki bu da zaten sizin “dile” verdiğiniz önemin sadece kağıtta kaldığını gösteriyor…
İngilizce öğretmenine güvenmiyorsanız o zaman onu yetiştiren kurumada güvenmiyorsunuzdur…peki onu yetiştiren kurumdaki prof da kpds’ye girecek ve geçer not alırsa dil tazminatına hak kazanacak..yani dil öğretmeni yetiştiren prof’a,hocama da güvenmiyorsunuz…peki siz kime ve neye güveniyorsunuz…siz de biliyorsunuz ki İngilizce bilmenin tek şartı kpds’den geçer not almak değil …dili hakkıyla bilmek ve onu öğretmek…yani öğreten dili her yönüyle bilecek…işte kaliteyi ancak böyle ölçebilirsiniz…

*Acaba İngilizce öğretmenlerini denetleyen kurumdaki bireyler de kpds’ye girip geçer not alabiliyorlar mı…alamazlarsa hala denetlemeye devam mı ediyorlar yoksa onları başka görevlere mi atıyorsunuz…

Yani kısacası şunu söylemek istiyoruz…her edebiyat öğretmeninin Türkçe’yi çok iyi konuştuğunu söyleyebilir misiniz…veya her edebiyat öğretmeninin dilbilgisini çok iyi bildiğini söyleyebilir misiniz…işte o zaman her İngilizce öğretmenine de aynı şeyi söyleyemezsiniz…konuşması çok iyi olan bir İngilizce öğretmeni de aynı anda çok iyi dilbilgisi(grammar) bilmiyor olabilir…peki yurt dışından gelip de özel okullarda görev yapan ana dili İngilizce olan öğretmenlerin kpds’ye girip de geçer not almadıklarını düşündüğünüzde o zaman şunu söyleyecek misiniz…

ya siz İngilizce bilmiyorsunuz…tabi ki diyemezsiniz…

herkesin branşı İngilizce olabilir..ama herkes bu branşın içerisindeki her beceriyi çok iyi yapamıyor da olabilir…

işte bizim Türkiye’mizde öğretmenlerimizi %99 u sadece dilbilgisinde iyi….ancak bizim öğretmenlerimizin daha iyi olması için devletimizin de elinden geleni yapması gerekir..

öğretmenlerimizin öncelikle sorunlarını çözeceksiniz ki onlar da kendi işlerinden başka bir şey düşünmeyecekler..onlara yeni kaynaklar alma şansı ve imkanı tanıyacaksınız…bilgiye ulaşmaları için destekte bulunacaksınız..İnternet sağlayacaksınız…ve ondan sonra da iyi eğitim ve kalite isteyeceksiniz…çünkü öğretmenlik diğer meslekler gibi akşam eve gittiğinizde biten bir meslek değil..24 saat süren bir meslek…neredeyse öğretmenin eve iş götürmediği zaman yok…bunları düşününce öğretmenlerimizi daha iyi anlayacaksınız…öncelikle onları maddi sıkıntılardan kurtarın ki onlar da sadece dersini düşünsün…yoksa bu karmaşa ve vurdumduymazlık hiç bitmez ve bitmeyecek…

eğer insanların dili bilip bilmediğini ölçmek istiyorsanız gerçek ve objektif bir değerlendirme yapın..

yapamıyorsanız yaptırın, işte o zaman belki Türkiye’de öğretilmeye çalışılan İngilizce’nin standardını yükseltir, gelecek nesile bir iyilik etmiş olursunuz…böyle bir kaç insanın bir araya gelerek hazırladıkları dilbilgisi ve kelime sorularıyla bu iş zaten olmaz…bunu siz de biliyorsunuz..ondan sonra da diyorsunuz ki İngilizce öğretmeni dahi İngilizce konuşamıyor…çocuklarımız zaten hiç konuşamaz…o zaman düzeltin …en azından bir adım atın…

Yabancı Dil Forum
3  Genel Kategori / soruYORUM / dil dershaneleri ve dil kursları…! : Ocak 20, 2008, 11:04:45 pm
dil dershaneleri ve dil kursları…!

*dil dershaneleri ve dil kursları hakkında genel bir bilgi …dil öğreten bu kurumları ikiye ayırmakta fayda var..çünkü bunların bir kısmı dili konuşturmaya diğer kısmı ise sınava hazırlamaya yönelik…

*mesela öncelikle üniversite imtihanındaki dil sınavına hazırlayan dershaneler dilin sadece dilbilgisi bölümüyle ilgilenirler..onlar çocuğun 100 üzerinden yüz net yapması ilkesinden hareket ettikleri için kelimelerin nasıl okundukları yanlış mı doğru mu veya öğrencinin dili konuşup konuşmadığı dinlediğini anlayıp anlamadığı,düzgün ve etkili okuyabilip okuyamadığı bu kurslar için geçerli olan bir kriter değildir…onlar için en önemli şey kelime ezberlemek,dilbilgisi kurallarını öğrenmek,okuduğunu anlamak ve soruya doğru cevap vermek,üç beş cümle içerisindeki anlam bakımından bozuk olan cümleyi bulmak,karşılıklı konuşmalardaki boşlukları doldurmak,Türkçeci verilen bir cümleyi İngilizce’ye ,İngilizce’si verilen bir cümleyi de Türkçe’ye çevirmekle ilgilenirler…zaten üniversite imtihanının amacı da öğrencinin dilbilgisi bilip bilmediğini ölçmek olduğu için konuşmanın dinlemenin yazmanın okumanın hiçbir anlamı kalmıyor…zaten dershane yöneticileri de bu öğrencileri bütün bu becerileri halletmiş olarak kabul edip öyle derse başlıyorlar…ve üstelik oralara yazılmak için öncelikle bir testten geçip yeterince soruya doğru cevap vermeniz gerekiyor…yoksa dershane idaresi sizi bilmiyor kabul edip derse kabul etmeyebilir..nedeni ise bir öğrencinin dahi sınavlarda kazanamamış olması onlar için olumsuz bir reklamdır..onlar da bu yüzden hep çok iyi dilbilgisi bilen öğrencilerle çalışmak isterler..yani az bilenlerle zaman kaybetmek istemezler…

İkinci olarak…yine bu kurslarda KPDS’ ye yönelik kurslar bulunuyor..bunlar da yine aynı içerikle çalışılan sınavlar olduğu için diğerinden bir farkı yok..yani iş yine dilbilgisi öğrenmeye,kelime ezberlemeye kalıyor..zaten hiç kimse bir diğerinin konuşmasıyla ilgilenmediği için alan da memnun satan da…

Üçüncü olarak da TOEFL türü, yurt dışında öğrenim göreceklerde aranan dil becerilerini ölçmek için açılan sınıflar olabilir…işte bu gibi sınavlarda dil sadece dilbilgisinden ibaret olmuyor…sizlerin okuduğunu ,dinlediğini anlaması,telaffuzu, konuşması yazması gibi becerileri de aynı anda istediği için iyi sayılır…diğerlerine göre tabi ki iyi…yani yurt dışına okumak için gidiyorsanız gerçekten dili tam anlamıyla bilmeniz isteniyor…

Dördüncü olarak da …insanları genelde konuşmaya ve dilbilgisine alıştırmak için açılan dil kursları..buralarda genellikle sınıflar seviyelere göre belirlenip öyle devam edilir…buralara ilk geldiğinizde eğer kaydolmaya karar verirseniz öncelikle bir seviye belirleme sınavından geçmeniz gerekmektedir..eğer bilmiyorsanız zaten ilk kur denilen ilk seviye sınıfından başlarsınız…eğer seviyeniz iki üst sınıfsa oradan da başlayabilirsiniz…genellikle dersler haftada bir kaç gün veya iki güne bölünür…ortalama haftada 8 ile 15 saat arası ders işlenir..genelde bir kitapla kursa devam edersiniz ve bu da oradaki öğretmenlerin seçtiği bir kitapla olur..bu kitapla beraber dilbilgisi öğrenmeye ,çalışma kitaplarıyla ödev yapmaya,bazı derslerde konuşmaya ve dinlemeye başlarsınız…eğer öğretmenleriniz gerçekten iyiyse ve dile gereken önemi veriyorlarsa ve doğru öğretiyorlarsa oradan bir şeyler öğrenmeniz söz konusu olabilir…ne öğrenebilirsiniz…mesela insanlarla ilk karşılaştığınızda onlarla ayak üstü birazcık sohbet edebilmeyi ,bazı yabancı yayınları dinlediğinizde biraz da olsun onları anlayabilmeyi öğrenebilirsiniz…ama asla her şeyi veya çok fazla şeyi öğrenebileceğinizi zannetmeyin…orada öğretilen şeylere siz de ekstradan çalışarak bir şeyler eklemezseniz ve yeterince kaynak alıp dilinizi geliştirmezseniz oradaki öğretilenleri kısa zamanda unutursunuz…orada öğrendiklerinizi tekrar edeceksiniz ve günden güne öğrendiklerinizin üstüne yeni şeyler ekleyeceksiniz…dil nankördür… eğer ona gereken değeri verirseniz sizi yarı yolda bırakmaz..ama ona değer vermezseniz o da sizden uzaklaşır ve de siz onu unutursunuz…zaten her kursa çok isteyerek ve arzulayarak başlıyoruz ama aynı hızla ve isteksizlikle yeniden bırakıyoruz…sebebi ise o dili yeterince tekrar etmememiz,kullanmamamız ve kullandırılmamız..yeterince kullanabilseydik zaten şu ana kadar onu öğrenmiş olurduk….bu yüzden dil kurslarındaki sınıfların 5-15 kişi olması gayet iyi olur..artı dil kurslarında bulunan yabancı öğretmenler konuşma ve dinleme derslerini layıgıyla yapabılıyor olmalı.

Yabancı Dil forum
4  Genel Kategori / soruYORUM / Dil Öğrenmekte Geç mi Kaldık ..! : Ocak 20, 2008, 11:02:47 pm
Acaba dil öğrenmekte geç mi kaldık..!

*dil öğrenmek insanın yapabileceği en kolay şeylerden bir tanesi..eğer dil öğrenirken yapılması,uyulması gerekenleri yaparsanız herhangi bir problem olmaksızın siz de kolaylıkla dil öğrenebilirsiniz…üstelik dil öğrenmenin zamanı geçmiş diye bir olgusu olamaz..dile karşı birazcık yeteneğiniz varsa daha kolay öğrenebilirsiniz…eğer yoksa da inançla, azimle ve birazcık gayretle her şeyi halledebilirsiniz…

*dil öğrenirken öncelikle dili hangi amaç için öğrendiğinizi belirleyin…yani sadece konuşmak mı , yoksa bir sınava girip orada başarılı olmak mı, dili komple öğrenmek mi veya internette gezinmek mi…neden amacınızı belirleyin diyoruz çünkü her becerinin kendisine has öncelikle yapılması gereken öncelikleri var..yanı zaman kazanmanız acısından faydalı olacaktır…eğer sadece sınava yönelik hazırlanmak istiyorum, konuşmak benim önceliğim değil diyorsanız zaten işin yüzde doksanını çözmüşsünüzdür..hemen gidin kaliteli bir grammar kitabı bulun ve çalışmaya başlayın..yıllardan beri yaptığınız şeyleri o zaman tekrardan yapacaksınız…sınava kadar olan zamanda her şeyi ezberleyin bol bol soru çözün eğer ihtiyaç duyarsanız sınavınızla ilgili eğitim veren bir dershaneye yazılın veya özel öğretmen tutun…

ikinci olarak…benim derdim grammar falan değil diyorsanız o zaman da yine bazı şeyleri ezberlemeye hazır olun..alın elinize bazı konuşma kalıplarını içeren kitapları nerede ne söylenir ,hangi durumda ne yapılır bakın ve ezberleyin…ancak bunları nasıl söyleyeceksiniz…okunuşunu bilmediğiniz bir kelimeyi karşıya nasıl anlatacaksınız onu bilemeyiz…eğer onu da çözmek isterseniz kaliteli bir sözlük alıp okuma alfabesini öğrenmeniz gerekiyor…

*yine eğer derdiniz web’de gezerken bazı kelimeleri çözmek ve ufaktan bir şeyler öğrenmekse yine alın yanınıza bir sözlük ve çıkan kelimeleri not ederek öğrenmeye başlayın..nasıl olsa onların nasıl okunduğu ve söylendiği önemli değil..veya bilgisayarınıza bir sözlük yükleyin ve oradan yardım alın..

Ama en önemlisi ,dili komple öğrenmek istiyorsanız
işte o zaman başka..yapmanız gereken en akılcı yöntem de bu zaten…kökten çözüm..belki biraz zamanınızı alacak ama en azından 25 yılınızı almayacak..bu konuda garanti veriyoruz…dili komple öğrenerek hem kendinize hem çocuğunuza hem ailenize hem eşinize dostunuza hem de topluma faydanız olacak…insanlara doğruyu söyleyerek bir katkınız bir yardımınız olacak..öncelikle kendinize inanın..ve yapacağınızı kendi gözlerinizle görüp ne kadar kolay olduğunu yaşayın…dili iyi öğrenmenin birinci yolu kaliteli bir öğreticiden yardım almaktır…ikincisi kaliteli kitaplardan ders çalışmaktır..üçüncüsü kaliteli bir sözlükten kelimeleri öğrenmektir..dördüncüsü öğrendiğiniz doğru bilgileri tekrar etmek ve onları bol bol dinlemek (kaset,video,TV) söylemek ve hayatta kullanıp yanlış ya da doğru olduğunu test etmektir..öğrenilen bilgi kullanılmazsa unutulur..bol bol pratik yapacaksınız…kendi başınıza da olsa öğrendiklerinizi söyleyeceksiniz…sesinize kulağınız alışacak,kelimeleri bol bol söyleyin ki kulağınız kelimeye alışsın,söylediklerinizin aynısını teypte TV’de duyduğunuzda bu iş olmuş ,doğru öğrenmişsiniz demektir..ancak dinlemek ve konuşmak ayrı birer beceridir…ne kadar çok pratik yaparsanız ve öğrendiğiniz şeyleri tekrar ederseniz konuşabilmeniz o kadar kısa zaman içerisinde olacaktır…bol bol seviyenize uygun hikaye kitapları okuyun…her kelime için durup anlamına bakmayın..kitabı komple anlamaya çalışın..böylesi sizin için daha etkili ve çabuk olacaktır..bazen kilit kelimelere bakabilirsiniz..ama diğerlerini tahmin etmeye çalışın…TV seyrederken her kelimeyi anlamaya çalışmayın…siz bir kelimeyi anlayıp onu çevirirken o haber tamamıyla kaçar..bundan kurtulmak ve doğru dinleme yapmak istiyorsanız kendinizi ırmakta bir botun içerisinde suyun akışına bırakmış olarak düşünün… yani kendinizi akıntıya ,konuşmaya bırakın belki her kelimesini anlamasanız ama sonunda konunun ne olduğu hakkında bilginiz olacaktır…bol bol dinleyin…doğru söyleyin doğru telaffuz edin ,doğru öğrenin ki o konuşulanları anlayasınız…onları anlamanın maalesef başka yolu yok….

Türkiye’de kime sorsanız İngilizce biliyor…kime sorsan evet diyor…Ama iş konuşmaya gelince orada durunuz..

biliyoruz dedik ama o kadar da değil..Ama iş başvurusunda İngilizce biliyoruz diye yazarız..Allah aşkına İngilizce’nin nesini biliyoruz da biliyorum yazıyoruz…bir kaç kalıbı öğrenip onunla İngilizce biliyorum demek ne derece İngilizce biliyorum oluyor…bizler sadece Türkiye’de bazı yerlerde kullanabileceğimiz , arkadaşlarımızla tarzanca anlaşabileceğimiz, yabancı birisiyle konuşmaktan ısrarla kaçtığımız,korktuğumuz,yabancı yayın seyrederken ne dediler diye birbirimize sorduğumuz veya sen bilirsin ne diyor dediğimiz Türkçeleştirilmiş İngilizce’den başka bir şey bilmiyoruz ne yazık ki…bunları söylemek bizlere büyük acı veriyor ama artık bir gün bunları birilerinin söylemesi ve düzeltmesi için bir şeyler yapması gerekiyor..Amacımız dil öğrenirken artık dili bilerek kendiniz deneyerek ve doğrusunu bularak öğrenmeniz olduğu için bunların üstesinden geleceğinizi ve bize hak vereceğinizi bilerek bu işe giriyoruz…

*Artık birilerinin güzel ve doğru İngilizce, konuşulan iyi İngilizce için bir şeyler yapması gerekiyor…bizlerin artık yabancı dili konuşamaması zor olmamalı…bizler hiç bir milletten geri değiliz..onlar bu işi yaparken sadece kuralına ,dil öğretimine uygun öğretim yaptıkları için konuşabiliyorlar..dünya üzerinde hiç bir ülke yok ki bizdeki kadar dilin üzerinde durup hala konuşamıyor olsun…yıllarca her yerde İngilizce ama hala konuşamıyoruz..buna bir son verelim artık…neden en iyi yabancı dilleri konuşan ulus biz olmayalım…engel nedir ki buna..belki bir engel tembelliğimiz olabilir…ama ona da yeter artık…

Haydı ogretmenlerım…

artık çocuklarımıza kendilerine güvenmeyi öğretelim,onlara İngilizce konuşmayı öğretelim, İngilizce’yi korkulu rüyaları olmaktan çıkaralım….

Yabancı Dil Forum
5  Genel Kategori / soruYORUM / İngilizce’yi kaliteli öğretmek veya öğrenmek için ne yapmalıyız..! : Ocak 20, 2008, 10:56:18 pm
İngilizce’yi kaliteli öğretmek veya öğrenmek için ne yapmalıyız ?

1..kaliteli yayın kullanın
2..illaki kaliteli bir sözlük kullanın
3..bol bol kaset dinleyin,video seyredin,TV seyredin,radyo dinleyin
4..kendinizi konuşmak için zorlayın,kendinize güvenin..yanlış da olsanız sonradan düzeltebilirsiniz
5..kelimeleri doğru telaffuz edin..bilin ki iyi telaffuz olmazsa İngilizce de olmaz.
6..konuşma ,okuma, dinleme, yazma becerilerini gerçek kimliğine uygun yapın..
7..öğrenciye öğrenmeyi öğretin..tek başına kaldığında kendi kendine yetebilmesini ,karar verebilmesini sağlayın
8..öğrencilerin de sınıfta var olduklarını onları derse sokarak ,görev almalarını sağlayarak yapın..rolleri 50 50 paylaşın…
9..bilgiyi direkt vermeyin ..onu araştırmaya ,sözlük ,kitap kullanmaya sevk edin..kendi çabasıyla öğrendiği bilgi kalıcı olacaktır..
10..öğrettiğiniz şeyleri kullandırın..kullanılmayan bilgi unutulur
11…belki ders saati sayınız az ama her şeyi öğretmeye çalışmaktansa az şey öğretin ama doğru öğretin…

Yabancı Dil Forum
6  Genel Kategori / soruYORUM / Neden her İngilizce öğreteni “bazı” özel okullarda çalışamıyor ..! : Ocak 20, 2008, 10:54:49 pm
Neden her İngilizce öğreteni “bazı” özel okullarda çalışamıyor ?

*Çünkü İngilizce öğretmeni olmak demek İngilizce’yi çok iyi biliyor veya iyi biliyor anlamına gelmiyor…bu yüzden de orada çalışacak İngilizce öğretmeninde dile hakimiyet ve kalite aranır..bütün becerilerinin ve öğreticiliğinin iyi olması gerekir…nasıl ki her profesyonel rehber iyi bir öğretmen olamazsa her İngilizce öğretmeni olan da iyi bir öğretmen olamayabilir..İngilizce’yi bilmekle onu başkalarına öğretmek çok ayrı şeylerdir…işte her ikisine de sahip olan kendisini yetiştirmiş bu işi bilen İngilizce öğretmeni bu okullarda görev yapabilir veya yöneticiler tarafından tercih edilir..Ve o özel eğitim kurumu da bunları bilerek öğretmen seçer ve o öğretmenle sorunsuz çalışır…ama şu da bir gerçek ki özel okullarda çalışmayıp normal okullarda çalışan da bir o kadar çok kaliteli öğretmenimiz var..kaliteli öğretmen demek kaliteli gelecek demektir..ve bizler inanıyoruz ki bu kaliteli öğretmenlerimizden çok sayıda var ama yine de az..onları, eğitime verdikleri önem ve gösterdikleri özenden dolayı kutluyor ve saygıyla önlerinde eğiliyoruz…iyi ki varsınız…sizler kaliteden ödün vermeden işinizi iyi yapıyorsunuz..en azından işinize saygı duyuyorsunuz..kaliteli yayın kullanıp öğrencilerinizi hep kaliteye alıştırıyorsunuz..işiniz neyi gerektiriyorsa onu yapıyorsunuz..kendinize güveniyor ve bunu çocuklarınıza aşılıyorsunuz…tekrar sağ olun ve tekrar iyi ki varsınız….

Yabancı dil Forum
7  Genel Kategori / soruYORUM / İyi Telaffuz neden öğretilmez de her öğretmen telaffuzu kendi uydurur..! : Ocak 20, 2008, 10:53:48 pm
Kaliteli kitapların içerisinde bulunan bir alfabe (telaffuz alfabesi) acaba öğrenciye neden öğretilmez ve her sene aynı şey söylenir…sizin daha zamanınız var..onları öğrenmeseniz de olur…peki ,bu zaman ne zaman gelecek..!

*Evet…kaliteli kitapların,sözlüklerin içerisinde bulunan bu alfabe kullanılan kitapların neredeyse her 2 sayfasından birinde mevcut…bu böyleyken çoğu öğretici bu bölümü öğretmez ve geçer…sebebi basittir…o alfabeyi bilmiyordur veya önemini bilmiyordur..önemini bilmiş olsaydı harika bir telaffuzu olurdu.…eğer bilmiş olsaydı o alfabesiz İngilizce’nin olamayacağını da bilirdi…işte bu yüzden bu alfabeyi bilmeyen bir İngilizce öğretmeninin kelimeleri doğru telaffuz etmesinin mümkünü yok..işte öğretmenler arasındaki telaffuz farkı da buradan kaynaklanır..bütün kaliteli sözlüklerin her sayfasında bu alfabe vardır…bütün main course(öğrenci kurs-ders kitabı) veya aklınıza gelebilecek kaliteli ve dört beceri kitaplarında bu alfabe vardır…bu kitapların sonlarındaki kelime bölümlerinde bu alfabeyle yazılmış kelimelerin okunuşları,hatta standart doğru okunuşları vardır…

*Peki siz neden öğrenciye bu alfabeyi öğretmiyorsunuz öğretmenim
…acaba siz dilin gerçek sahibi olan İngilizlerden,Amerikalılardan daha mı iyi biliyorsunuz…eğer bu alfabe gerekli olmasaydı her kaliteli kitabın neredeyse her sayfasına basılır mıydı.. ..veya gerekli olmasaydı İngiliz hükümeti çocuklarına da okutulan bu kitaplara yayın hakkı verir miydi…ki İngiliz hükümetinin eğitime verdiği önemi anlatmak için bir kaç bir şey yazalım …” Savaş halinde dahi, eğitime harcanan pay savaş bütçesinden daha fazla olacaktır”..eğitime bu kadar önem veren İngiliz devleti acaba dillerinin yanlış öğretilmesine ,kitapların yanlış basılmasına izin verir mi…yani bu işi tesadüflere bırakır mı…acaba İngiliz devleti kendi çocuklarını deneme tahtası olarak kullanabilir mi..bizce hayır..ve gerçek de öyle..o zaman siz de bu alfabeyi onlara öğretmek zorundasınız…öğretin ki artık öğrenciler doğru düzgün telaffuz edip ,dinlediklerini anlayabilsinler ve konuştuklarında da karşıdakiyle problem yaşamasınlar…

Yabancı Dil Forum
8  Genel Kategori / soruYORUM / Anadolu türü okullarda İngilizce eğitimi çok mu kaliteli..! : Ocak 20, 2008, 10:51:27 pm
Anadolu türü okullarda İngilizce eğitimi çok mu kaliteli ?

*Bu gibi okullardaki öğrenciler seçme öğrenciler olduğu için öğretmene fazla görev düşmüyor..yani öğretmen öğrettiği şeyin karşılığını alabiliyor..Ancak siz öğrenciye ne öğrettiyseniz onun karşılığını alırsınız..bu okullardaki eğitimde İngilizce, bölümlere ayrılmış olsa da dört yılın sonunda mezun olan bir öğrenciyi göz önüne aldığınızda İngilizce’yi nasıl konuşup nasıl konuşamadığına bakarsanız o zaman doğru bir değerlendirme yaparsınız…bir insanın bir dili konuşmayı öğrenmesi en iyi şartlarda 6 ay, en kötü şartlarda bir,iki yıldır..o öğrenci 4 yıl boyunca okuduysa o zaman onun gayet güzel ve takıntısız İngilizce konuşuyor olmasını bekleyebilirsiniz…o zaman etrafınıza bakın ve görün ..Anadolu türündeki okullardan mezun olan kaç öğrencinin kaçı kaliteli ve akıcı İngilizce konuşuyor…yorumu size kalmış….

Universitelerdeki yabancı dil bolumlerındekı Yrd Doc. ogretım gorevlısı ogretmenım dahı ıngılızceyı konusamazken,onların konusamamasını asla yadırgamıyoruz..
 
*Oysa veliler kaliteli eğitim veriyor diye bu okulda okumalarını istiyor çocuklarının..Nasıl ki bu sistemde yetişen İngilizce öğretmeni İngilizce konuşma zorluğu çekiyorsa , bu sistemde yetiştirdiği veya yetiştireceği öğrencisi de konuşma zorluğu çekecektir…öğrenci sınava hazırlık İngilizce’si öğrendiği için acaba İngilizce’den 90-100 net yapabilir miyim diyor ,siz de acaba yaptırabilir miyim diye düşünüyorsunuz..diğerleri de acaba üç alabilir miyim deyip sadece dilbilgisine çalışıyor..yani diğer becerilerin adı da olsa içerikleri maalesef hep dilbilgisi(grammar)..ve Türkiye’deki İngilizce buna mahkum…bu yüzden ne siz ne de yetiştirdiğiniz öğrenci İngilizce konuşamaz…işte her şey öğretmenin kendisini aşmasına bağlı…konuşamıyorum deyip bırakmamalı olayı..Bizler de öğretmenliğin ilk yıllarında dersi anlatırken öğrenmedik mi bazı şeyleri…tecrübe kazanarak halletmedik mi bazı şeyleri..demek ki her şey pratik yaparak ya da yaptırarak öğreniliyor…haydi deneyin zaman kaybetmeden o zaman…göreceksiniz olacak…

Saygıyla
Yabancı Dil Forum
9  Genel Kategori / Ders Kitapları / O Rezil Kitap..! : Ocak 20, 2008, 10:47:35 pm
Bir kitap baştan yazılabilir ama HAYAT asla..!

Normal liselerde okutulan ve modası geçmiş, bilgileri zamana yenilmiş,hiç bir beceriyi bünyesinde bulundurmayan o garip,anlamsız kitabı (An English Course For Turks 1,2) değiştirmenin bir yolu yok mu ?

*Maalesef yok…öğretmenin bunu değiştirmeye gücü yetmez..ancak bakanlık bunu yapabilir..tabi ki kaliteli eğitim isterlerse ve ilgilenirlerse..

Milli Eğitim Bakanlığı Yabancı Kitapların hakimiyetine son vermek ve yurt dışına çıkan paraların yurt içinde kalmasını sağlamak ve de en önemlisi kitap fiyatlarını düzenlemek ,aşağıya çekmek için İngilizce bilen bazı kişileri bir araya getirerek hızla ve aceleyle bir kitap yazdırttı.İsmi NEW BRIDGE TO SUCCESS

*acaba bu kitap faydalı oluyor mu diye birçok arkadaşımıza sorduk…ve aldığımız cevaplar ilginçti…ve de ortak görüş şöyleydi

İngilizce Öğretmeni Volkan Bey…

*bakanlık bizlerin 9.sınıfta(Lise 1)ve 10 11 nci sınıflarda yabancı yayın kullanmasını yasakladı.ok..ancak alternatif diye getirilen kitap( ne gariptir ki MEB in görev verdiği ve kitap yazma komisyonunda bulunan İzmirde yaşayan, bu kitabın “NEW BRIDGE TO SUCCESS” yazarlarından bir kaçı dahi yazdıkları kitapları kendi derslerinde kullanmıyor ,neden çünkü onlar da biliyorlar ki kendi yazdıkları kitap kalitesiz ,sıradan,materyalsiz ve berbat) öncelikle bu yayınlara ücret konusunda alternatif değil ve de yabancı yayınlar çıkan bu yeni kitapla rekabet etmek için fiyatlarını bu kitabın altında bir fiyata satıyorlar artık yani neredeyse 10-15 YTL’ ye ve de öğretmene hiçbir ücret talep etmeksizin, her türlü yayın , fazladan kitap, materyal desteğiyle beraber bu bir..

*ikincisi bu kitaplar bizlere de parayla satılıyor ve her öğretmenden öğrenci kitabı için 20 YTL artı öğretmen kitabı için de 5 YTL alınıyor.üstelik yanında kullanabileceğimiz ne bir yardımcı kaynak ne bir ses kaseti ne de bir CD ya da video kitabı yok…yanına özenti,işe yaramaz, uyduruk bir sözlük ve kuru kuruya ders..kitap konular bakımından çok yavan..konudan konuya atlıyor..içerik sıfır..istenilen verim alınmıyor…yabancı yayın sahipleri istediğimiz her zaman bizlere istediğimiz her konuda yardım ve materyalleri ücretsiz sağlarken, bizler bu yeni kitap ve öğrenci ile baş başa kalıyoruz…oysa yabancı dilin sürekli ders kitabı harici takviye edilmesi ,dört becerinin de kullanılması kullandırılması gerekiyor.. bu durumda benim, sınıfıma fazladan bir şey yapmam için cebimden yabancı yayın almam ve bunları derste kullanmam gerekiyor…ve de aldığımız maaşımızı kitaplara yatırıp aç kalarak..nerede kaldı o zaman öğrencinin ,öğretmenin toplumun ve devletin kazanması..

*bir şeyin orijinali dururken taklidiyle zaman geçirmek ve bir şeyler yapmak için yapmak zaman kaybından başka bir şey olmaz ama yine de en iyisini biz, çalışarak ,didinerek gayretle ve yaşayan dili ve öğretenini yıpratmamak gerçeğini göz önüne alarak yaparız diye düşünüyoruz..

*acaba merak ediyoruz,dünya üzerinde herhangi bir ülkede orijinal İngilizce kitapları dururken sırf para dışarıya gitmesin diye alel acele ,yarım yamalak,içeriksiz,sunumu zor,bütün materyalleri eksik,kasetsiz,videosuz, bir İngilizce kitap yazdırıp yanına da uyduruk bir sözlük koyduran başka bir ülke var mıdır ? Yoksa bu iş de her zamanki olduğu gibi bizlere mi ait..

Normal liselerde okutulan “AN ENGLISH COURSE FOR TURKS” kitapları
..bir de işin garibi şu Türkler için İngilizce kursu..yani İngilizce milletlere göre değişiklik arzediyor..bize göre ayrı Almana Fransıza ya da herhangi bir ülke vatandaşına ayrıymış gibi sanki..İşte Türk zekası…

YORUM…

adı gecen bu kitabı lisede okuduğum yıllarda (1983) İngilizce dersinde kullanmıştık..o zaman 14 yaşındaydım…yıllar geçti ve ben şu an 37 yaşındayım ve İngilizce öğreten birisi oldum…aradan 22 sene geçti…ve bu 22 sene içerisnde dünya o kadar değişti o kadar gelişti ki ayak uydurmak neredeyse imkansız hale geldi…ancak bir bakıyorsunuz ki değişmeyen bir tek bu kitap…hiç mi etkilenmedi dil bu gecen süre içerisinde ,hiç mi gelişmedi,hiş mi değişmedi yenilenmedi kelimeler…tabi ki değişti tabi ki yenilendi…hatta dile bir çok yeni kelime eklendi…ama bizim MEB yayını bu kitap yıl 2006 hiç ama hiç etkilenmedi zamandan,dili sadeleşmedi,yenilenmedi sadece kapağı yenilendi içerik aynı…benim okuduğum zamanlarda nasılsa öyle kaldı…ve şimdi de gelmişsiniz diyorsunuz ki bu kitapla dil öğret…önce siz dil öğretme konusunda ciddi olacaksınız…sonra ciddiyetinizin göstergesi olarak bu nuh nebiden kalma kitabı kaldıracak ya da yenileyeceksiniz…uyduruk bir alfabe basmayacak herşeyi dosdoğru yapacaksınız,materyal sağlayacasınız ve diğer kitapların seviyesine getirebilirseniz eğer her sene de yaşayan dilini yenileyeceksin…25 sene önceki kitapla İngilizce öğretin demek size yakışmaz ve hatta sizin işinizi layğıyla yapmadığınız anlamı çıkar…bu yüzden herkes işini ciddiye alacak…DİL ÖĞRETİMİ CİDDİ BİR İŞTİR VE VURDUMDUYMAZLIK BANANECİLİK YANLIŞLIK KALDIRMAZ…SİZİN BİR YÖNETİCİ-AMİR OLARAK YANLIŞ YAPMAYA HAKKINIZ YOKTUR…ve bizler ,milletimizin derdini dert edindik onun için bunları söylemek zorundayız…

bu kitaplar , genclerimize İngilizce öğretme ciddiyetinden uzak,dili ve sunumu ağır,konu bütünlüğü taşımayan,çocuklarımızın seviyesine uymayan,bir çok ağır kelimelerle doldurulmuş,materyal bakımından fakirlik abidesi,yavan,sadece yazılımış olmak için yazılan,kitabın arka kısmında verilmek istenen ancak matbaada o harfler bulunamadığı için uyduruk , kafadan ,saçma sapan harflerle verilen bir okuma alfabesiyle bitirilen ,değersiz ,eskimis ,konuları şu an ki hayatın çok gerisinde kalmış ,dili yenilenmemiş,yenilenememis,çocukların dikkatini,ilgisini çekmek bir yana çocuklara hitap etmekten çok çok uzak garip,faydasız ve de hemen öğretimden süratle çekilmesi gereken bir kitap…

çocuklar bu kitabı okumak yerine hiç okumasalar daha iyi
…bundan çok daha iyisi mutlaka yapılabilir..

*eğitimin kalitesi düşük diye bas bas bağırıyoruz,ama ders almak bir yana bizler daha da aşağı düşürmek için sanki yarış yapıyoruz…biraz da bu işi çok iyi bilenlere bırakın sayın bakanım..herkes her şeyi her zaman en iyi bilemez..bu insanın tabiatına da yaradılışına da ters düşer..eğer kaliteyi yükseltmek istiyorsanız,ileride yabancı dilleri iyi derecede konuşabilecek CUMHURBAŞKANLARI, BAŞBAKANLAR,VALİLER, HAKİMLER ,EMNİYET MÜDÜRLERİ,SAVCILAR yetiştiren öğretmenlerimizi kaliteli yetiştirerek ve onlara, toplumu ayakta tutan insanlar olarak sahip çıkarak başarabilirsiniz..eğer bir ülkede eğitimin kalitesi iyiyse gelişmişlik de bir iyidir..

…Atam diyor ki: " Toplumları ayakta tutan ancak ve yalnız öğretmenlerdir."

Hayır biz bu yenilgiyi,bu geri kalmışlığı kabul etmiyoruz..Bundan daha iyisini yapabileceğimizi biliyorum…Ve işte burada başlıyor bizim görevimiz..öncelikle insanları yabancı dil konusunda bilgilendireceğiz ve gerisi kendiliğinden gelecek…Ülkemizi ileri götürmenin tek yolu çözüm üretmektir…Türkiye’miz için bunu yapmak zorundayız..ben bir şey yapmazsam,siz bir şey yapmazsanız acaba kim bir şey yapacak…başka Türkiye olmadığını ne zaman anlayacağız…Ve bizim gençlerimiz ne zaman İngilizce konuşmaktan korkmayacak,boyunları öne eğilmeyecek..ama ileride onlardan birisi Başbakanımız ya da Cumhurbaşkanımız olacak…bu gençlere İngilizce öğretmek bizim görevimiz değil mi…peki bunu zamana ayak uyduramayan ,seviyesi öğrenciye uymayan ve hiç bir beceriyi içermeyen bir kitapla mı yapacağız…cumhurbaşkanımı bu kitapla mı yetiştireceğim…Cumhurbaşkanımın veya Başbakanımın özel okuldan çıkacağı diye bir şey yok herhalde..normal liselerden de olacak tabi ki..yani benden İngilizce öğretmemi istiyorsunuz ama hiç bir bilginiz olmadığı halde bu kitabı seçmem konusunda emir veriyorsunuz ve sonra da iyi İngilizce bekliyorsunuz…sonra da diyorsunuz ki İngilizce öğretmenlerini konuşmalarını ,pratiklerini geliştirmek için hizmet içi eğitime tabi tutayım..zaten İngilizce öğretmeni ,Öğretmen olana kadar çok az İngilizce konuşacak ,ama siz derse girer girmez bülbül olup muhteşem İngilizce konuşmasını bekleyeceksiniz…o zaman işi ehline bırakın sayın yöneticim…bizlere güvenin…sorumluluk veriyorsanız yetki de verin…şu kitap okutulacak deyip dayatmakla bu iş olmaz ,olmadı ve de olmayacak…gençlerin düzeyine uygun kitap sağlayın,materyal sağlayın,video sağlayın,kaset sağlayın…yani bilenlerle ortak çalışın…her zaman herkesin yaptığı gibi ben bilirim demeyin…bu ülkede ne cevherler var vatanı için bir şeyler yapmayı bekleyen,ama fırsat bulamayan..onlarla çalışın…istişare yapın…nerede yanlış yaptığımızı sorun…öğretmenlerinizi dinleyin…işte o zaman çözüm yolu bulabiliriz beraberce…ben bilirimle olmaz sayın yöneticim…

Saygıyla
Yabancı Dil Forum
10  Genel Kategori / Biz.. / Hoşgeldiniz..! Evet iddia ediyoruz bu yöntemlerle Ingilizce konuşamazsınız..! : Ocak 14, 2008, 09:55:07 pm
Sen ışığa doğru yürü,bırak istersen gölgen arkandan gelmesin…!

Çalışmadan,öğrenmeden,yorulmadan,ilmini yapmadan kafadan atarak,sallayarak İngilizce ÖĞRETİLEMEZ..!
www.anglik.net

hoşgeldiniz

bu sitede okuyacaklarınız, yıllardır söylenmeyen ,herkesin dile getirmekten çekindiği ancak dile getirilmek zorunda olunan acı gerçekler olacak..

BİZLER İnglizce öğretmenleriyiz..her zaman hep doğrunun yanında olduk..söyleyeceklerimiz bir özeleştirinin yanısıra TÜRKİYEDEKİ, OLMAYAN ,yapılamayan,bütün imkanlar ,teknoloji olmasına rağmen başarılamayn Yabancı dil eğitimi üzerine olacak..

Öncelikle O kocaman çuvaldızı kendimize batıracağız sonra da bu ortamdan kar sağlamaya çalışanlara..

Yabancı dil eğitimiyle insalarımız anaokulunda,ilkoukulda tanışıyorlar..
yaş 4,5,8,9..
O yaşlarda başlayan eğitim, üniversite bitene, yüksek lisans ,doktora yapana hatta profesör olana kadar devam ediyor..
Yani hayatımızın her evresinde yabancı dille karşı karşıyayız..
Onu sevmemek gibi bir lüksümüz de yok artık.Yabancı dil yoksa EKMEK,İŞ de yok..
Hayatın her alanında artık bir yabancı dil var..
ÖĞRENMEK ZORUNDAYIZ…

Aslında buraya kadar herşey normal..İnsanın bir yabancı dil öğrenmesinin neresi kötü olabilir..Hatta mümkün olsa da küçük yaşlardan itibaren iki yabancı dili aynı anda öğrenebilsek ..

Şimdi gelelim işin vahim ve çağ dışı,eski, kokuşmuş tarafına..İlköğretim,lise ve dengi okullarda İngilizce öğreten öğretmenden, Üniverstelerde öğretim elemanı olup yabancı dil öğreten kişiye hatta prof hocalarıma..

Bilmeyen bir insan bu ülkede yabancı dilin çok iyi öğretildiğini falan düşünebilir..Ancak biz şunu çok iyi biliyoruz ki TÜRKİYE ,çocuklarına,insanına YABANCI DİL ÖĞRETME FAKİRİDİR..Biz öğretmenler olarak yabancı dil öğretme özürlüyüz..NEDEN mi ..ANLATALIM..

Bakanlık kendi başına iş yapıyor ,öğretmen kendi başına..Bakanlık 40 sene önce iki tane torpille şeçilmiş öğretmenin yazdığı şu an artık modası geçmiş eskimiş günün şartlarına uymayan bir kitabı orta öğretim kurumlarında diretmeyle okutuyor..

Bu şu demektir..Dildeki gelişmelere ayak uydurmayın..CD TV yardımcı kaynak kullanmayın ve sadece 40-50 sayfalık dili ağır ,kelimeleri yenilenmemiş bir rezil kitabı alın ve sadece öğretmen vasıtasıyla öğrencilerimize öğretin..Sadece tahtaya bir ik şey yazın,zamanı doldurun ,öğrenciyle problem yaşamayın yeter..Zaten öğretmen de bu şekilde yetiştirildiği için o öğretmenden şunları bekleyemeyeceksiniz..

İngilizce konuşabilmesini , CD TV teyp kullanmasını,bilgisayarda interaktif CD lerle ders işlemesini,sözlük kullanabilmesini,kelimeleri doğru düzgün telaffuz etmesini,İngiliz edebiyatı hakkında bilgisi olmasını vesaire vesaire..

Ancak şunları bekleyebilirisiniz..Normal şartlarda bir ilkokul ve lise düzeyindeki öğrencilere yetecek kadar dilbilgisi öğretebilmeyi..

bazı arkadaşlarımız feryat figan edebilir, olur mu diye ama malesef acı gerçek bu..bazıları dershanelerde sınıflarda öğrencilerini sadece YDS ye hazırladıkları için onları test manyağından başka birşey yapmazken,bazıları da derste bırakın okuma dinleme konuşma yazma dersleri yapmayı o kitaptaki bilgileri dahi öğrenciye aktarmıyor..

Peki bu durumda bu Ülkedeki çoğu yabancı dil öğretmeni ne yapıyor..Koskoca bir hiç..Şimdi olayın bizim tarafımızdan görünen tarafına gelelim..Öğrenci kalitesi iyi mi ki,kullanılan kaynaklar iyi mi ki,yeterli ders saati var mı ki,maaşlar yeterli mi ki..Ne kadar maaş o kadar karşılık…

İşin daha vahim boyutuna gelelim..

DİL KURSLARI..zaten okulda ingilizce öğrenmek bir mucize..o mucize de gercekleşmediği için insanlar dil kurslarına akın ediyor..hangi dil kursuna gitsem acaba,hangisi iyi acaba…bazıları fiyat kırıyor öğrenci çekiyor,bazıları yabancı hoca getirtiyor göz boyuyor ,bazıları eş dost işi ve böylece başlıyor yalan bir macera daha..yaş olmuş bilmem kaç ama hala tek kelime ingilizce konuşmak yok..varsa yoksa grammar çözmek ,kelime ezberlemek..zaten yabancı dilde geri olduğumuz için derste sıranın bana gelmesini bile istemem çünkü bu güne kadar kendi ses tonuma alışmamışım ki,hiç okumamış,dinlememiş tekrar etmemişim ki..kendi ses tonum bana yabancı geliyor..yanlış söyleyip te rezil mi olayım..mantık aynı ama yaş artık çok geç olmaya başladı..yani dil kursları da tam bir fiyasko..

son şans kaldı ,özel ders..onu da kimler veriyor..bazı hocaların isimleri çıkmıştır bu iyi ,bu kötü diye..acaba bunlar neye göre iyi neye göre kötü..hocanın hangi kalitesi iyi olmasına sebep…TABİKİ SADECE GRAMMAR..biraz detaya giriyordur hoca,gerisi tamam..YA DİĞER BECERİLERE NE OLDU..okuma yzama dinleme konuşma…aman boşver iyi işte..bir hocada olması gereken vasıfları bilmediğimiz için iyi diyorlarsa iyidir herhalde,arkadaşım bana kazık atmaz (öyle mi acaba)..o öğretmen ya bir dershanede çalışıyor,öğrencilerini test manyağı yapıyordur ya da şans eseri anadolu lisesinde veya özel okulda çalışıyordur..ilk ders başlar ve yine başa dönersiniz..yine grammar hep grammar sonsuza kadar grammar..

VE BU ÜLKENİN EVLADI ONUN İÇİNDİR Kİ BU İNGİLİZCEYİ KENDİ BİLGİSİZLİĞİ, İNSANLARA KÖRÜ KÖRÜNE İNANMASI VE BİZ İNGİLİZCE ÖĞRETMENLERİNİN ÖĞRETİM KALİTESİNİN FAKİRLİĞİ VE UMURSAMAZLIĞI YÜZÜNDEN ÖĞRENEMEYECEK..

lütfen kimse ben dil kursuna gidiyorum,özelders alıyorum diyerek ingilizce öğreneceğim diye sevinmesin çünkü öğrenemeyecek..belki ağır konuşuyoruz ama artık söylenmesi gerekiyor..Nereye kadar susacağız bilmiyorum..biz hiç dil kursuna gidip de ingilizce öğrenen görmedik..GÖRMEYECEĞİZ DE..ORADAKİ EĞİTİM DENİLEN KANDIRMACA DA AYNI..

bakınız, biz bunlardan bahsederken sadece Türkiyede olan olayın yüzde 99 dan bahsediyoruz..Mükemmel derecede ingilizce bilgisi olan,mükemmel öğreten öğretmenler ve kurslar da yok demiyoruz..ama yetmiyor işte..

Yüzde 99 böyleyken iyiler azınlıkta kaldıgı sürece bu iş yine aynı..mükemmel öğretenler ne mi yapıyor..öncelikle öğrencisinin ingilizce de nasıl oldugunu anlıyor ,ingilizce öğrenme amaçlarını öğreniyor ona göre program hazırlıyor ve ilk derste asla derse başlamayıp ingilizce hakkında öğrenciyi bilgilendiriyordur..

Öğrenciyi test manyağı yapmaktan
ziyade ona dili kullanmasını öğretiyordur,en önemli şeye dogru telaffuza çok dikkat ediyordur..pratik yaptırıyordur,cd laptop tv kaset kullanarak kursiyerin şu ana kadar alıştırılmamış kulagını ingilizceye alıştırıyordur..öğrenciye yanlış yapma fırsatı tanıyıp yanlışları düzeltip yenileriyle ve doğrularıyla değiştirmesini saglıyordur..

anlamsızca onlarca kelimeyi ezberletmekten ziyade az öz ve dogru kullanabileceği kelimeler öğretiyordur..okutma dersleri yapıp dilini konuşmaya alıştırıyordur..yazma dersleri yapıp kelime hakimiyeti kazandırıyordur..EN ÖNEMLİSİ İNGİLİZCE ÖĞRETMENLERİNİN DAHİ KULLANMAYA TENEZZÜL ETMEDİĞİ(çoğunun tam anlamıyla bilmediği) SÖZLÜK KULLANMA BECERİSİNİ ÖĞRETİYORDUR..SÖZLÜK BİLGİSİ VERİYORDUR..

bu gune kadar öğrenmiş oldugu grammar le bir yere varamadıgını gören öğrenciye zaten bunlar cok zevklı gelecek ve işte öğrenme o zaman başlayacaktır..DUYACAK,SÖYLEYECEK,GÖRECEK,YAZACAK,OKUYACAK..ZATEN BUNLAR OLDUGUNDA ÖĞRENME OTOMATİK OLARAK DEVEREYE GİRECEKTİR,SİZ İSTEMESENİZDE..Ve son olarak da işin can alıcı noktasına geliyoruz..iyi öğretmen öğrencisine konuşma alfabesini öğretme cesareti olan öğretmendir..belki bazılarınız okuma alfabesi de neymiş bunu ilk defa duyuyoruz diyebilirsiniz..

IPA -Intenational Phonetic Alphabet..yani İngilizcenin Tüm dünya ülkelerinde aynı telaffuz edilmesini saglayan bir alfabe..Allah aşkına şu ana kadar hangi öğretmeniniz bu alfabeyi öğretti,bırakın öğretmeyi bahsetti..eğer şu ana kadar bu alfabeden haberiniz olsaydı belkı de dili öğrenmek için öğretmene bile ihtiyaç duymazdınız..Zaten İngilizce öğretmenlerinin YIKILAMAZ egemenliği de buradan geliyor..dil öğrenen öğrenci kelimelerin nasıl telaffuz edilecegini bilmediği için öğretmene mecburen MUHTAÇ..Ama garibim şunu da bilmiyor ki;öğretmenin söylediği 10 kelimenin 6 sı yanlış…İşte bu yüzdendir ki Türkiyede öğrendiğiniz İngilizceyle yurt dışına cıkınca birşeyler yapabilirim diye umutlanmayın..dil bilene de orada bir tercuman gerekecek…

Bırakın siz dil öğrenenleri biz İngilizce öğretmenleri olarak dahi birbirimizle anlaşsamıyoruz ki siz anlaşabilin..Her yabancı dil öğretmeni grammar ve kelimeyi aynı ÖĞRETMEK ZORUNDA çünkü bütün her yerde aynı öğretiliyor..Yurt dısında ve heryerde..Ama iş okumaya dinlemeye konuşmaya gelince bir öğretmen bir diğer öğretmeni begenmiyor..Niye mi..Çünkü bir kelimenin gercekte sadece bir veya iki okunuş alternatifi varken, bulundugunuz toplumda,ortamda kaç tane ingilizce öğretmeni varsa inanın ki o kelimenin o kadar farklı telaffuzu oluyor..bu neden kaynaklanıyor,şuradan ,öğretmen de nasıl söylendiğini bilmiyor,kendi branşı olmasına ragmen okuma alfabesi denen şeyden haberi yok..yani kelimeleri kafadan atıyor sallıyor..IPA bilen ,okuma alfabesiyle orijinal tellaffuz eden öğretmen de dolayısıyla hayır dediğinde karşı taraf bozuluyor ve kavga başlıyor..o yuzden kimse kimseyle anlaşamıyor..ya hiç kimse bu konuyu açmak istemiyor ya da bu konu açıldıgında herkes kendisinin haklı oldugunu düşünüyor..

tek haklı var..akıldan,bilimden ve sozlukten ayrılmayan..hangisi sorunsuz dili konuşabiliyorsa,takılmadan anlaşabiliyorsa,acaba mı demiyorsa,dinlediğinde anlamadım demiyorsa yani basit ve anlaşılırsa o..diğer öğretmenim de her zaman biryerlere saklanmaya mahkum olarak kalacak ta ki bu alfabeyi öğrenip kendinin yanlış oldugunu kabul edip kendini düzeltene kadar..IPA’ siz, OKUMA ALFABESİ OLMADAN öğretilmeye çalışılan,pratik yaptırılmayan,dinleme derslerinin tarih oldugu ,okuma derslerinin hiç yapılmadıgı,video derslerinin öldüğü bir ingilizce, rezil olmaya UNUTULMAYA mahkumdur..

bu yüzdendir ki siz, ingilizce konuşamıyorum diye üzülmeyin..zaten kimse konuşamıyor..böyle giderse de 100 yıl geçse kimse konuşamaz..

şimdi soralım size acaba YANILIYOR MUYUZ ?
Ve ekleyelim, siz ingilizce konuşamazsınız ! işte bu yüzden..Neden acaba hiç kimse hesap sormuyor..neden acaba hiç kimsenin gıkı çıkmıyor..yazık değil mi size..onca emege onca paraya onca yıla..

35-40-50 yaşına gelmişsiniz ve hala 3 kelimeyi bir araya getirip ingilizce konuşamıyorsunuz ama sorsak en iyi universitenin en iyi bolumunden mezunsunuz..niye bu tezatlık..ustelik bir de yuksek lisans yapıyorsunuz,yaptınız ama hala yabancı dilin peşinde köle olmuşsunuz..ama diğer yandan Iraklı 8 yaşında fakir,sefil okumaya yeni başlamış bir cocuk CNN muhabiriyle çatır çatır ingilizce konusuyor…duraksamadan korkmadan utanmadan..bir coban da oyle bir bakkal da..ama siz koskoca bir yonetici belki de mudursunuz..ya siz konusabiliyor musunuz..kocaman bir hayır tabı kı..

Bırakın boşverin böyle öğrenmeye devam edecekseniz öğrenmeyin daha iyi
..en azından öğrenemiyorun diye kendinize eziyet etmezsiniz..bu kadar kolay bir dili zaten ancak biz TURKLER zor ve içinden cıkılmaz hale getirebiliriz..

CUMHURBAŞKANIMIN,BAŞBAKANIMIN,BAKANLARIMIN,MİLLETVEKİLLERİMİN, BÜROKRATLARIN bile ingilizce konuşamayıp yanına ingilizceden az anlayan bir tercumanı aldıgı bu ülkede hakimi savcısı ogretmeni avukatı profesoru muduru yoneticisi İngilizce konuşamamış cok mu..

şimdi de bir vatandaş olarak konusalım..evet biz dili konuşamıyoruz ama öğrettiniz de mi öğrenemedik..

Ve şu an iyi ki buradasınız..İnanın bize hayatta yaptığınız en iyi iş bu olacak..Neden mi..Çünkü bugünden itibaren şu ana kadar başaramadığımız, geceleri uykumuza giren kabusumuz olan güzel okuyamadığımız dinlesek de anlayamadığımız konuşamadığımız konuşsak da derdimizi anlatamadığımız, yazamadığımız ,sürekli unuttuğumuz, unutmasak da doğru düzgün telaffuz edemediğimiz, başımızın belası, hayatımızı karatan İngilizce’yi anlamaya ,doğru telaffuz etmeye ,doğru konuşmaya ve çözmeye başlayacaksınız…

“DOĞRU ve GÜZEL TELAFFUZ İngilizcede öyle etkili bir hazine ve güçtür ki ona sahip olana neredeyse her kapıyı açar.”The power to pronounce..

Bu İngilizce neymiş böyle ki biz sadece Türkiye’de yaşayan Türkler beceremiyoruz bu dili öğrenmesini, konuşmasını..ve bu dil neymiş ki bizim ulusumuz hariç herkese kolay geliyor..Çoğumuz hayatımızın bir çok döneminde yeter artık bıktım şu İngilizceyi öğrenememekten ,öğrenemediğim için de işe girememekten ,bunca yıl eğitim almama rağmen arkadaşımla bile anlaşamamaktan..acaba gerçekten siz mi öğrenemiyorsunuz bu dili yoksa biz mi öğretemiyoruz..onlarca yıl okula gittiniz ,yüksek lisans yaptınız ,doçent oldunuz onlarca ay kursa gittiniz ,aylarca özel ders aldınız ve şu an harika bir mesleğiniz var ama hala yabancı dili layığıyla bilmiyor ,bilemiyorsunuz..sizce yetmez mi artık milyarlarca lira harcayıp,onca zamanı heba ettiğiniz..yazık değil mi onca emeğinize…artık yeter..bu dil bu kadar kolayken bu dili zorlaştırmak niye..

Biz diyoruz ki…gelin kendinize bir iyilik yapın ve hayatınız değişsin..bu İngilizceyi anlayamama,doğru düzgün konuşamama hastalığına bir son verin..dedik ya yüzlerce saat kurs okul ve özel ders..ama elde var kocaman bir sıfır..ama bu bundan sonra böyle olmayacak..şu an ne yapıyorsanız yapın ister işte olun ister nette geziniyor ve de isterseniz şu an kursta derse girmek üzere olun..bırakın herşeyi ve de bu iyiliği kendinizden esirgemeyin..sadece bir saat ayırın bize..şu an derse girmemeniz sadece bir saat kaybettirir size ama bizi dinlememeniz hayatınız boyunca PİŞMAN olmanıza neden olur..size öyle bir iyilik yapacağız ki ne bundan önce böyle güzel bir hediye aldınız ne de bundan sonra böyle güzeliyle karşılaşacaksınız..arkanıza yaslanın kendinize bir çay ,kahve ,kapuçino söyleyin ve hayatınızı değiştirecek bu anın keyfini çıkarmaya başlayın..

nasıl mı..peki başlayalım o zaman..


Saygıyla
Yabanci Dil forum
11  Genel Kategori / Linkler - Links / Ingilizceyle ilgili bulabileceğiniz herşey..! : Ocak 12, 2008, 06:15:54 pm
Hükümdar bile olsanız herkesin sizinle aynı fikirde olmasını beklemeyin..!

İNGİLİZCE İLE İLGİLİ SİTELER !

www.britishcouncil.org
www.englishteachers.com
www.reference.com
http://www.nc.uk.net
www.oup.com/elt/catalogue
http://www.longman.com/cws/index.html (bütünkitaplar-sözlükler)
www.longman.com
www.longman.com.tr
www.longman.com/exams
http://eltcatalogue.pearsoned-ema.com
www.cambridge.org
www.cambridge.org/elt
www.cambridge.org/elt/inuse
www.cambridge.org/elt/exams
www.expresspublishing.co.uk
www.oup.com/elt
www.penguinenglish.com
www.penguindossier.com
www.penguinreaders.com
www.heinemann.com
www.heinle.com
www.th.heinle.com
www.tlc.heinle.com
www.toefl.heinle.com
http://elt.thomson.com/actions/Start

***********************Emails***************

eltmail@cambridge.org cambridge
askmarketing@oup.com oxford
elt.enquiry@oup.co.uk oxford
enquiries@expresspublishing.co.uk express
catherine.timothy@pearsoned-ema.com penguin
custserv@heinemann.com heinemann
greenwood.enquiries@harcourteducation.co.uk
stuart.tipping@thomsonlearning.co.uk heinle


GÜNÜ GÜNÜNE , SAATİ SAATİNE ABD’DEN , DÜNYADAN HABERLER İÇİN
http://www.pbs.org/newshour/newshour_index.html http://www.pbs.org/newshour/bb/middle_east/iraq/ www.pbs.org

En detayli günlük haber kaynağı PBS TV Haberleri;
www.cnn.com CNN
http://news.google.com/nwshp?hl=en&gl=

http://www.cnnturk.com/ http://www.cnnturk.com/BUTUN_HABERLER/ : www.washingtonpost.com ; www.nytimes.com The New York Times ; http://www.timesonline.co.uk/ ; http://online.wsj.com/public/us; http://abcnews.go.com/ ABC TV http://abcnews.go.com/Sections/2020/ ; NBC TV http://msnbc.msn.com/id/3032092/?ta=y http://www.msnbc.msn.com/id/3032600/ ; http://www.foxnews.com/ FOX TV http://www.cbsnews.com/sections/home/main100.shtml CBS TV http://www.cbsnews.com/sections/60minutes/main3415.shtml http://www.cbsnews.com/sections/60II/main3475.shtml http://www.cbsnews.com/sections/48hours/main3410.shtml ; http://www.reuters.com/ REUTERS

;http://www.worldpress.org/ Dünya basını-World Press; www.bbcnews,com ; http://ajr.newslink.org/hot.html ;ABD’de şehirlere göre tüm gazeteler ve radyo TV ler http://newslink.org/ http://newslink.org/–news.html ;ASYA ve Ortadoğu gazeteleri http://newslink.org/nonusa.html http://www.newsdirectory.com/news.php?c=as http://www.newsdirectory.com/breaking_news.php ; http://www.newsdirectory.com/ 7500 gazete ve magazine,TV,haber linkleri http://www.newsdirectory.com/listnews.php ; http://aldaily.com/ http://aldaily.com/#newspapers Boston Globe, Chicago Tribunes, Globe&Mail, Guardian/Observer, The Independent, Jerusalem Post, London Telegraph, Los Angeles Times, New York Times , USA Today, Washington Post Gunluk gazetelerin linkleri, tum haber servisleri, Journals ve Magazinler, Book reviews-kitap reviews,articles. ;http://www.nysl.nysed.gov/nysnp/online.htm Online New York gazeteleri ; http://www.newspapers.com/ GAZETELER, ABD VE TÜM DÜNYADA; www.ipl.org ;http://www.un.org/english/ http://www.unicef.org http://www.unicefturk.org/ www.who.org

GÜN GÜN SAĞLIK HABERLERİ http://www.nlm.nih.gov/medlineplus/newsbydate.html

İNGİLTERE BBC www.bbcnews.com http://news.bbc.co.uk/ TV; LONDRA GAZETELERI http://www.ft.com/terror http://www.ft.com/ http://www.independent.co.uk/ http://www.timesonline.co.uk/section/0,,2086,00.html http://www.timesonline.co.uk/ http://observer.guardian.co.uk/ http://www.guardian.co.uk/ http://www.independent.co.uk/ http://www.telegraph.co.uk/ ;TÜM LONDRA GAZETELERİ http://ipl.si.umich.edu/div/news/browse/UK.7002445.7011781/ ; http://ipl.si.umich.edu/div/news/browse/UK.7002445/ http://www.abyznewslinks.com/ukinglo.htm http://www.ipl.org/div/news/browse/UK/ http://www.thisislocallondon.co.uk/ http://www.bl.uk/collections/national.html http://www.world-newspapers.com/london.html http://www.mondotimes.com/1/world/uk/142/4217 http://www.ipl.org/div/reading/

DÜNYA GAZETELERİ http://ipl.si.umich.edu/div/news/

TÜRKİYE GAZETELERİ TV http://www.cnnturk.com.tr http://www.cnnturk.com/BUTUN_HABERLER/ ;GAZETELER http://www.ipl.org/div/news/browse/TR/ http://www.onlinenewspapers.com/turkey.htm http://www.turkish-media.com/en/newspapers.htm http://www.pas.rochester.edu/~yildirim/linknews.htm ; http://www.haberturk.com

http://www.ntvmsnbc.com.tr http://www.digimedya.com http://www.haber3.com http://www.memlekethaber.com

ABD’de EN İYİ OKULLAR http://www.usnews.com/usnews/edu/college/rankings/rankindex_brief.php

ABD DE UZMANLIK ALANLARINA,HASTALIKLARA GÖRE EN İYİ HASTAHANELER http://www.usnews.com/usnews/health/best-hospitals/tophosp.htm


Association of Colleges
http://www.aoc.co.uk/
The Association of Colleges website contains a guide to the organisation, its structure and its objectives. Visitors can find further information in this site. on the following: Beacon Awards - exemplifying excellence and best practice within FE. FENTO

Association of MBAs http://www.mba.org.uk/

The Association of MBAs was founded in 1967 and is instrumental in raising public, business and academic awareness of the MBA as the premier management qualification. The maintenance of standards by a regular process of business school accreditation has a

Association of Scottish Colleges http://www.ascol.org.uk/
ASC is the main voice for the Further Education sector In Scotland, The site holds news, papers and press releases, a message from the chair, a membership map, and a members area. …

Association of University Administrators http://www.man.ac.uk/aua/

AUA is the professional association for all higher education managers and administrators. The site includes professional development, courses, annual conferences, annual lectures, publications, committees, fact sheets, consultation papers, branch correspo …

Basic Skills Agency http://www.basic-skills.co.uk/
The Basic Skills Agency is the national development agency for basic skills. The Agency wants to improve basic skills and has a number of activities aimed at doing this, including: funding innovative demonstration projects; publishing resources for teache …

BECTA: British Educational Communications and Technology Agency http://www. becta org.uk/
Becta’s remit is to ensure that technology supports the DfEE’s drive to raise educational standards, and in particular to provide the professional expertise the DfEE requires to support the future development of the National Grid for Learning. The site in …

British Accreditation Council http://www.the-bac.org/

The British Accreditation Council is the body for Independent Further and Higher Education (BAC). The site includes information about the BAC and details of accredited institutions.

British Association for Open Learning http://www.baol.co.uk
BAOL, the British Association for Open Learning, exists to promote quality through best practice in open, flexible and distance forms of learning throughout the education and training sectors in the UK, Europe and internationally. …

British Council Education Pages http://www.britishcouncil.org/education/
The British Council’s education pages allow you to find out about UK courses and qualifications available both in the UK and your own country, or how to take part in summer schools or educational visits and exchanges to the UK. If you are working in educa …

British Education Index http://www.leeds.ac.uk/bei/
The British Education Index (BE1) is an authoritative index to the contents of 300 education and training journals published in the British Isles, together with certain internationalty published periodicals, and is expanding to cover national report and c …

British Overseas Industrial Placement (BOND) Scheme http://www.britishcouncil.org/bond/
The BOND Scheme is a British Trade International initiative, managed by the British Council, which provides UK companies with low-cost introductions to potential business partners in key developing international markets. Site contains information about cu …

British Training International (BTI) http://www.bti.org.uk/
British Training International (BTI) provide services to overseas organisations who are interested in making use of UK based training services. They can be contacted by email at: info@bti.org.uk

Business in the Community http://www.bit.org.uk/
Business in the Community is the leading authority on corporate community involvement in the UK. Business in the Community’s mission is to inspire business to increase the quality and extent of their contribution to social and economic regeneration by mak …

CBI (Confederation of British Industry) http://www.cbi.org.uk/

The CBI aims to act as the voice of British business, its views on all business issues are regularly sought by Government at the highest levels. It represents companies from every sector of UK business from manufacturing to retailing, agriculture to const …

CBI (Confederation of British Industry) http://www.cbi.org.uk/

The CBI aims to act as the voice of British business, its views on all business issues are regularly sought by Government at the highest levels. It represents companies from every sector of UK business from manufacturing to retailing, agriculture to const …

Citizen 21 http://www.citizen21.org.uk/
Citizen21 is a Charter88 project that promotes active citizenship in the 21st century, It is aimed at teachers and anyone working with young people. The site is focused on the issues such as voting reform, freedom of Information, human rights and democrac …

Committee of Vice-Chancellors and Principles of the Universities of the United Kingdom
http://www.cvcp.ac.uk/
The CVCP consists of the executive heads of all UK universities. It aims to promote, encourage and develop the universities of the UK. The site includes current information on how the sites work. membership details, services and publications, facts and fi …

Commonwealth of Learning http://www.col.org/col.htm
The Commonwealth of Learning is an international organisation created by Commonwealth Heads of Government to encourage the development and sharing of open learning/distance education resources and technologies. COL is helping developing nations improve ac …

Connect Youth International http://www.britishcouncil.org/education/connectyouth/index.htm

Connect Youth International promotes exchanges of young people between the United Kingdom and other countries. …

Continuing Education Gateway http://www.ceg.org.uk
This site contains general information, relevant to young people and adults, requiring further details of various careers and/or considering going into further or higher education …

Council for Education in World Citizenship http://www.cewc.org.uk/

CEWC Is an independent organisation which helps young people understand and confront global issues and challenges. Founded in 1939 to promote education for international understanding, CEWC prepares people for their rights and responsibilities as active c …

Department for Education and Employment - DfEE http://www.dfee.gov.uk/
The DfEE is the Government department with responsibility for all education and employment issues in England. The website contains details of education and employment policies, departmental circulars, publications, press releases, an enquiry service and l …

Department for International Development (DFID) http://www.dfid.gov.uk/
The Department for International Development (DFID) manages the UK’s bilateral and multilateral development programmes overseas. It also has wider responsibilities including working together with other government departments to promote consistency and coh …

Department of Education for Northern Ireland http://www.deni.gov.uk/
The Department of Education has responsibility for the development of primary, secondary and further education. This includes higher education, community and adult education and special education; oversight of the five area Education and Library Boards, …

DFEE UK Lifelong Learning http://www.lifelonglearning co.uk/
The UK Lifelong Learning web site, funded by the Department for Education and Employment, aims to encourage, promote and develop lifelong learning in the UK. It holds information on the Education and Training Development Agenda, local information and advi …

Education and Training in Britain http://www.dfee.gov.uk/etb/

The Department for Education and Employment provides this online booklet to give an overview of education and training in Britain and is designed principally for people overseas who wish to find out more about the structure and policies which make up the …

EducationUK http://www.educationuk.org/

Guide to studying in the UK …

FE and HE Funding Councils for Wales http://www.wfc.ac.uk
The Welsh Funding Council funds further and higher education in Wales. The site includes links to the Higher Education Funding Council for Wales, where to find the organisations, a staff directory, estate management, and further and higher education stati …

FE Funding Council for England http://www.fefc.ac.uk
The purpose of the Further Education Funding Council is to secure further education provision that meets the needs and demands of individuals, employers and the requirements of government in respect of the location, nature and quality of provision. The si …

FFORWM - Further Education Colleges In Wales http://www.fforwm.ac.uk/

FFORWM is a national umbrella organisation representing Further Education Colleges in Wales. The site contains information on the board of directors, staff, representation. FE colleges in Wales, projects undertaken on behalf of the sector, research, staff …

Further Education Development Agency http://www.feda.ac.uk/
FEDA is an independent organisation providing services to further education which promote quality, lead curriculum design and develop and enhance effective governance and management. The website includes a newsdesk, as well as Information on training, pub …

Guide to Education and Training in Scotland http://www.hmis.scotoff.gov.uk/GETS/
This guide aims to outline the elements of the Scottish education system through the distinct stages of the system, to the organisations which support it. The site holds information on all elements of Scottish Education with further contact details and ma …

Higher Education Funding Council for England http://www.hefce.ac-uk/
The Higher Education Funding Council for England (HEFCE) aims to promote and funds high-quality, cost-effective teaching and research in universities and colleges in England. The web site includes details of research assessments (the RAE), learning and te …

Higher Education Funding Council for Wales http://www.wfc.ac.uk/hefcw/index.html
The Higher Education Funding Council for Wales is a non-departmental public body. The Council is concerned with the funding of colleges and institutions of higher education and universities in Wales. It also has the power to fund higher education in furth …

Higher Education Statistics Agency http://www.hesa.ac.uk/
HESA has been set up by the UK universities and higher education colleges to collect, analyse and report on HE statistics as the basis of a comprehensive management information system for publicly funded HE in the UK. Its members are from the CVCP, SCOP a …

Higher Education Statistics Agency - Universities and Colleges http://www.hesa.ac.uk/links/he_inst.htm
HESA’s Data Provision Service aims to provide a customised data enquiry service. This page lists alphabetically Higher Education Universities and Colleges …

HOST UK http://www.hosjuk.org

HOST brings together international students at universities and colleges in the UK with friendly British residents who welcome students to their homes for a short visit. Hosts give students an experience of the culture and way of life in the UK …

Independent Schools Information Service


http://www.isis.org.uk

This site makes available the ISIS database to parents and others looking for comprehensive information about UK independent schools. Full, regularly-updated details of 1.300 accredited independent schools are listed. Searching facilities are built into t …

International Networking Events http://www.britishcouncil.org/networkevents/index.htm

International Networking Events (INE)designs and manages conferences and seminars, exploring contemporary and cutting edge issues from both the UK and international perspectives …

Modern Apprenticeships http://www.dfee.gov.uk/mapintro.htrn

Modern Apprenticeships are a reform of the training system in England and Wales, which aim to make businesses stronger and more competitive. They offer a way for young people leaving school or college to get high-level skills and qualifications needed. Th …

National Curriculum UK online http://www.nc.uk.net/
This site. aimed at teachers, is designed to give full details of the revised national curriculum for schools, applicable from the year 2000. It covers key skills and stages of development in each subject area, along with general background information ab …

National Grid for Learning http://www.ngfl-gov.uk/

The National Grid for Learning website is a collection of resources brought together by the UK. Government to help raise standards in education and to support lifelong learning. …

National Information and Learning Technologies Association http://www.nilta.org.uk

NILTA attempts to provide a focal point for the development and promotion of information and learning technologies in the Further Education sector in the United Kingdom. The web site provides information on news, papers, events, membership, and contact de …

National Institute of Adult Continuing Education http://www.niace.org.uk
NIACE’s formal aim is to ‘promote the study and general advancement of adult continuing education’. Less formally this is interpreted as advancing the interests of adult learners and potential learners. The site includes information on influencing public …

National Open College Network http://www.nocn.ac.uk/
The National Open College Network is one of the largest awarding bodies in the UK. H offers awards to adult learners, and in particular to those people for whom more Iraditional qualifications are inaccessible or inappropriate. NOCN operates a national cr …

National Training Organisations National Council http://www.nto-nc.org/
The National Training Organisations aim to lead the nation’s drive for world class skills. They are employer-led organisations independent of government. Through NTOs, employers are coming together to say what skills are needed in their industries and how …

NVQ website http://www.dfee.gov.uk/nvd/index.html

This website is designed to give a background to NVQs- why they exist and how they can help individuals and key players in the employment, training and qualifications world. It has also been designed to provide links to relevant websites. allowing the vis …

Office for Standards in Education (OFSTED) http://www.ofsted.gov uk/
OFSTED’s remit is to inspect, report on and improve standards of achievement and quality of education. for England and Wales through regular independent inspection, public reporting and informed advice. Details the Ofsted Reports Database and gives press …

On the line http://www.ontheline.org.uk/
‘On the Line’ is designed to bring together communities on the meridian line, to accentuate the commonalities between people who live vastly different lives at the very same time of day and night. On the Line aims to build partnerships, bringing people to …

Open and Distance Learning Quality Council

http://www.odlqc.org.uk/odlqc/
The ODLQC works to enhance quality in education and training, and to protect the interests of learners, through the accreditation of open and distance learning providers. The site includes information on accreditation, colleges, courses, standards, a ‘who …

Qualifications and Curriculum Authority http://www.qca.org.uk/menu.htm
QCA brings together the work of the National Council for Vocational Qualifications (NCVQ) and the School Curriculum and Assessment Authority (SCAA), and has additional powers which give it a unique overview of curriculum, assessment and qualifications acr …

Scottish Council for Education Technology http://www.scet.co.uk/

SCET’s main focus is to support and promote learning through technology. The team consists of both technical and education experts, who support a range of areas, including multimedia development and curriculum software, SCET is committed to providing stat …

Scottish Education and Training

Scottish Education and Training http://www.glaac.uk/External/SETEG/
Scottish Education + Training was established to support the international activity of Scotland’s education and training sector and to increas



Yabancı Dil Forum
12  Genel Kategori / Dil ve Edebiyat / Ingiliz Dili ve Edebiyat Tarihi..! : Ocak 12, 2008, 06:07:17 pm
Kaptanı usta olmayan gemiye, her rüzgâr kötüdür..!

İNGİLİZ DİLİ VE EDEBİYAT TARİHİ !
Yaşayan İngilizce..

Dil yaşayan bir olgu olduğu için zaman içerisinde farklılıklar gösterir.Şu anki Modern İngilizce’yle tabi ki eski yüzyıllardaki hatta son 20 yıl içerisindeki kullanılan konuşulan İngilizce tamamıyla aynı değildir.Dil de insanların yaşamına ayak uydurmuştur.Önceden kullanılan bazı ifadeler artık çağa ayak uyduramadığı için kullanılmamaktadır.Dil yaşadığı süre içerisinde yeni kelimeler kazanmakta ve bu da günümüz İngilizce’sine dahil olmakta ve kullanılmaktadır.Bazı sözlüklerin İngilizce’ye yeni girmiş kelimeleri kapsamaması veya yeni sözlüklerin eski, modası geçmiş diye tabir edilebilecek bazı kelimeleri kapsamaması bu şekilde ifade edilebilir.

Geçmiş yüzyıllarda kullanılan İngilizce’yi kelimeleriyle ve dilbilgisi yapılarıyla şu an kullanıyor olsak bizleri kimse anlamayacaktır.Hatta ana dili İngilizce olan birisi dahi eski İngilizce’yi anlamayacaktır.

İngiliz dilini cok iyi kullanan herhangi birisinin dahi eski eserleri anlamak için eski İngilizce üzerinde çalışmalar yapmasi gerekir.

İngiltere birçok uygarlığa ev sahipliği yaptığı için orada uygarlığını sürdüren ulusların dillerinden etkilenmiştir…İngilizce bir çok dilin sentezi olarak ortaya çıkmıştır desek doğru olur…İngilizce,Almanca’dan ,Fransızca’dan,Latince’den,Yunanca’dan ve başka bazı dillerden etkilenmiştir…

İngilizce dilinin mini tarihi…

ilk dönem …
Roma İmparatoru Sezar, MÖ 54-55 yıllarında Britanya’yı istila ettiğinde Kelt “celtic” kabileleri Britanya adalarında yaşıyorlardı. Bu kabilelerin kullandıkları Kelt Dili, Gaelic olarak hala İskoçya, İrlanda, Galler, Isle of Man ve Fransa sınırları içindeki Breton’da konuşulmaktadır.
Romalılar Britanya’ya Latince’yi de taşıdılar. Fakat erken İngilizce esas olarak Latince’den türememiştir. Bu yönüyle İngilizce doğrudan Latince’den türeyen Fransızca, İspanyolca ve İtalyanca’dan farklılık gösterir. Erken İngilizce, bugünkü Almanya tarafından gelmiş kabilelerin konuştukları dildi. Ancak bu kabileler modern Almanca’nın türetildiği ” germanic ” dilin farklı ağızlarını konuşuyorlardı. Bu aynı zamanda Almanca ve İngilizce’de benzerlikleri bulunan neden bir çok kelime bulunduğunu da gösterir.
MS 878 yılında bu kez İskandinavya’dan gelen Vikingler Britanya’yı istila ettiler. Vikingler buraları istila ederken Eski İngilizce’yle benzerlik gösteren dillerini de buraya taşıdılar. Fransa’dan gelen Kral William komutasındaki Norman ordusunun 1066 yılında İngiliz kralı Harold ile Hastings’teki savaşı İngilizce’nin tarihinde büyük değişiklikler yapmıştır. Normanlar, Eski Fransızca dilini de bu ülkeye taşımışlar ve bu dil zamanla Kraliyetin ve Zenginler sınıfının konuştuğu dil haline gelmiştir.

orta dönem İngilizce …
1200 yıllarında İngiltere krallığı ve Fransa’nın bir bölüm haline gelmesiyle, Eski İngilizce’nin kullanımı da geri geldi ancak bir çok Fransızca kelime de eklenmiş olarak. İşte bu İngilizce Orta İngilizce olarak adlandırılır. Orta İngilizce 1340-1400 yıllarında yaşamış olan şair Chaucer’in kullandığı dildir. Chaucer, Shakespeare’den önce yaşamış en büyük İngiliz şairi olarak bilinir. Bilinir bilinmesine de bu şairin yazdıklarını bugün İngilizce konuşan ve yazan birisinin anlaması oldukça zordur. Bu Orta İngilizce ülkenin her bir tarafından farklı şekillerde konuşuluyordu, o vakitler seyahat imkanları da oldukça sınırlıydı.
İngilizce’nin yaşadığı bir büyük devrim ise yazılı basın ile birlikte oldu. Zamanımızda radyo, televizyon, video ve bilgisayarlar iletişim ortamını nasıl değiştirdiyse, 1500′lü yıllarda matbuatla birlikte de aynısı oldu. Matbaayla birlikte yazılı bir çok şeye ulaşmak imkanı olağanüstü artmıştı.

Shakespeare …
Ve Avrupa’da eğitim ve kültür alanında büyük bir ilerlemeyi ifade eden Rönesans dönemi. Bu dönemde kullanılan İngilizce bugünkü İngilizce’den çok farklı değildi. Bu dönem içinde İngilizce yazan en meşhur kişi 1564 - 1616 yılları arasında yaşamış olan Shakespeare’dir. Shakespeare’in kelimeleri ustaca kullanışı onu tüm zamanların en ünlü oyun yazarı haline getirmiştir. Shakespeare, İngilizce’ye bugün de yaygın olarak kullanılmakta olan çok sayıda deyim ve ifadeyi hediye etmiştir. Bugün İngilizce konuşanların pek çoğu aşağıda yer alan ifadeleri ve deyişleri kullanır ancak bunların Shakespeare’e ait olduğunu bilmez.

‘A rose by any other name would smell as sweet’
“If music be the food of love, play on and give me excess.” (12th Night)
“Of one who loved not wisely but too well.” (Othello)
“All our yesterdays..” “Out, out brief candle.” (MacBeth)
“To be or not to be……”

Modern İngilizce …
Shakespeare zamanından sonra da İngilizce değişmeye devam etti. İngiltere’nin sakinleri, Amerika’ya, Avustralya’ya, Yeni Zelanda’ya, Hindistan’a, Asya’ya ve Afrika’ya göç ettiler. Bu ülkelerin her birinde İngilizce kendi yapısı içinde mahalli dilerden de etkilenerek değişti ve gelişti. Mesela ‘kangaroo’ ve ‘boomerang’ Avusturalya yerlileri olan Aborjinlerin kelimeleridir. ‘juggernaut’ ve ‘turban’ kelimeleri ise Hintçe’den İngilizce’ye geçmiş kelimelerdir.

* Seyahat imkanları ve radyo - TV gibi iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla, İngilizce’nin tüm bu farklı kullanımları birbirine karışmıştır denebilir. Mesela İngiltere’de bugün televizyon programlarından dolayı Avusturalya ve Amerikan İngilizce’sinden çok sayıda kelime Kraliçe İngilizce’sine karışmıştır. İngilizce’nin kendi içinde bir kaynaşma olduğu gibi, Fransızca, Almanca, İspanyolca, Arapça ve hatta Nepalce’den bile İngilizce’ye kelimeler geçmiştir.

AN OUTLINE OF ENGLISH LITERATURE…
İngiliz Edebiyatının ana hatları…

İngiliz edebiyatındaki dönemler ve bu dönemlerdeki şair ve yazarlar…

OLD ENGLISH LITERATURE… (ANGLO-SAXON - A.D.600-1100)

CAEDMON
CYNEWULF
King ALFRED
AELFRIC

Beaowulf ….(first epic poem-the name of its auther is unknown)

MIDDLE ENGLISH LITERATURE…(1100 – 1500)

Geofrey CHAUCER (father of English poetry)
William LANGLAND
Richard ROLLE
John WYCLIFFE
John HEYWOOD

ELIZABETHAN POETRY AND PROSE…

Sir Thomas WYATT
Michael DRYTON
Sir Walter RALEIGH
Philip SIDNEY
Edmund SPENSER
Christopher MARLOWE (first greatest dramatist)
John DONNH (metaphysical poet)
Ben JOHNSON
Sir Thomas NORTH (translator)
Richard HAKLUYT
Samuel PURCHAS
John LYLY
Robert GREENE
Francis BACON
William TYNDALE

ELIZABETHAN DRAMA…

Nicholas UDALL
Thomas SACVILLE
Thomas KYD
Christopher MARLOWE
Thomas NORTON
William SKAKESPEARE
Benjamin JONSON
John WESTER
Francis BEAUMONT
John FLETCHER

JOHN MILTON AND HIS TIME…

Richard LOVELACE
Sir John SUCKLING
Robert HERRICK
Edmund WALLER
Sir John DENHAM
Thomas BROWNE
Izaak WALTON

RESTORATION DRAMA AND PROSE…

John DRYDEN
Thomas OTWAY
Sir George ETHEREGE
William CONGREVE
Sir John VANBRUGH
Oliver GOLDSMITH
Richard Brisley SHERIDAN
John BUNYAN
John LOCKE
Samuel PEPYS

ENGLISH POETS (1660 – 1798)…

John DRYDEN
Alexander POPE
Oliver GOLDSMITH
James THOMSON
Edward YOUNG
Robert BLAIR
Thomas GRAY
William BLAKE
Thomas PERCY
James MACPHERSON
Thomas CHATTERTON
Robert BURNS
William COWPER


EIGHTEENTH-CENTURY PROSE (18th CENTURY)…

Daniel DEFOE
Richard STEELE
Joseph ADDISON
Jonathan SWIFT
Dr Samuel JOHNSON
James BOSWELL
Edward GIBBON
Samuel RICHARDSON
Herry FIELDING
Tobias SMOLLETT
Laurence STERNE
Oliver GOLDSMITH

EARLY NINETEENTH-CENTURY (19th CENTURY)…

William WORDSWORTH
Samuel Taylor COLERIDGE
George GORDON (Rudyard KIPLING)
Lord BYRON (Francis THOMPSON)
Robert SOUTHEY
Thomas CAMPBELL
T.S.ELIOT
Robert BROWNING
Walter Savage LANDOR
Matthew ARNOLD
Arthur Hugh CLOUGH
Dante Gabriel ROSSETTI
Christina Georgina ROSSETTI
Algernon Charles SWINBURNE
Edward FITZGERALD

NINETEENTH-CENTURY NOVELISTS (19th CENTURY)…

Jane AUSTEN
Mary SHELLEY
Edgar Allan POE
Sir Walter SCOTT
Frederich MARRYAT
Edward Bulver LYTTON
Charles DICKENS
William Makepeace THACKERAY
Charlotte BRONTE
Emily BRONTE
George ELLIOT (Ann EVANS)
Elizabeth Cleghorn STEVENSON ( after marriage , Mrs GASKELL)
E.M. FOSTER
Aldous HUXLEY
George ORWELL
Anthony BURGESS
Kingsley AMIS
Doris LESSING
John WYNDNHAM
Brian ALDISS
Arthur C. CLARKE

TWENTIETH-CENTURY DRAMA (20th CENTURY)…

John GALSWORTH
George Bernard SHAW
J.M.SYNGE
Arnold WESKER
Trevor GRIFFITHS
Samuel BECKETT
Harold PINTER
Tom STOPPARD
T.S.ELIOT
J.B.PRIESTLEY
Terence RATTIGAN
John OSBORNE
Peter SHAFFER
Alan AYCKBOURN

TWENTIETH-CENTURY POETRY (20th CENTURY)…

W.B. YEATS
Thomas HARDY
Rupert BROOKE
Siegfried SASSOON
Wilfred OWEN
Isaac ROSENBERG
Gerad Manley HOPKINS
T.S. ELIOT
Edit SITWELL
W.H. AUDEN
Cecil Day LEWIS
Roy FULLER
Keith DOUGLAS

About BRITAIN…. İngiltere hakkında (21st century now)

Avrupa’nın kuzeyinde bulunan adalar topluluğundan oluşmuş ve üzerinde İskoçların , İngilizlerin,İrlandalıların,Gallerlilerin yaşadığı bir adalar ülkesidir.Her bölüm kendi içerisinde serbest ama dış politikada birbirlerine bağlıdır..Ada ülkesinin asıl adı United Kingdom (UK-birleşik krallık) veya Great Britain(GB-büyük Britanya) ,British Isles (adalar topluluğu) olarak söylenir..Ancak her bölümde yaşayan insanlar kendilerine değişik adlar almışlardır.Adanın Kuzeyinde SCOTLAND…İskoçya’ da yaşayan halka Scottish….İskoç ,adanın Güneyinde ENGLAND….İngiltere’ de yaşayan halka English….İngiliz ,adanın Güneybatısında WALES…..Galler’ de yaşayan halka Welsh denir..Bu bölümlerin her birinin ayrı başkentleri vardır..

Ada üzerinde yaşayan tüm halka İngiliz diye hitap etmek yanlış olur..Çünkü sadece İngiltere denilen ve adanın güneyinde yaşayan halka İngiliz diye hitap etmek doğru olacaktır..Ada üzerinde yaşayan halk bu ayrımı yapmıştır ve bir İskoç aynı ada üzerinde yaşasa dahi kendisine İngiliz denmesini asla kabul etmeyecektir…

Ve hatta İngiltere’nin başkenti Londra’da yaşayan bir insan dahi kendisine LONDONER…Londralı diye bile hitap edebilmektedir…

Adanın sol tarafında kalan bölümde ayrı bir ada üzerinde yaşayan halka İrlandalılar diye hitap edilmekte ve IRELAND….İrlanda üzerinde yaşamaktadırlar. İrlanda da ikiye bölünmüştür..Kuzey bölümde Kuzey İrlanda…Northern Ireland……Diğer bölümde İrlanda Cumhuriyeti….Republic of Ireland… vardır..

dil kulubu
13  Genel Kategori / Yurt Dışı Sınavlar / Dil okulu Nasıl Seçilir..! : Ocak 12, 2008, 06:01:53 pm
Dil okulu Nasıl Seçilir?

Dil okulu seçimi başlı başına bir meşgale olduğu için yıllardan beridir tüm öğrenciler meşgul etmektedir.

DİL OKULU seçiminde farklı ülkeler ve farklı ihtiyaçlar söz konusu olduğundan, bu sorunun cevabı tam olarak ne istediğinizi bilmenizde yatıyor. Buna da ilk olarak size uygun şehir, okul ve kurs tipini belirlemekle başlayabilirsiniz. Mesela Londra gibi bir şehir bir yaz okulu programı için çok ideal bir yer olmayabilir. Çünkü genç öğrencilerin yapısıyla Londra’nın devasa yapısı çok da bağdaşan öğeler değildirler. Ancak çok iyi bir iş tecrübesi edinebileceğiniz bir staj programı düşünüyorsanız, büyük bir şehir ideal olduğundan hiç çekinmeden Londra’yı tercih edebilirsiniz. Buralar turistik amaçlı programlar için de uygun yerlerdir. Bazı şehirler ve bölgeler oldukça popülerdir. Do