|
admin
|
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI YABANCI DİL PROBLEMİ(proğramı)..! *MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ YABANCI DİLİN NASIL ÖĞRETİLECEĞİ HAKKINDAKİ YABANCI DİL YÖNETMELİĞİ VE DİL PROĞRAMI… “Yabancı dil öğretiminde dilin tamamıyla rahat biçimde konuşulması hedef alınır..”
Milli eğitim bakanlığı her türdeki ilk ve orta dereceli okullarda dilin hangi kriterlere göre öğretilmesi gerektiğini yayımladığı yönetmelik,genelge ve yaptığı dil programlarıyla belirlemiştir..Bizler de sizlere bu proğramı sunup neler yapılıp neler yapılmadığını göstermek istiyoruz…
2005 yılından önce bazı liselerde haftada 24 saat İngilizce dersi vardı..ama öğrenciler,gençler yine İngilizce’de hiç iyi değillerdi..şimdi haftada 3 saate kadar düştü bakalım bu nuh nebiden kalma öğretim tekniğiyle haftada 24 saatte öğretemediğimiz İngilizce’yi şimdi hangi mucizeyle öğreteceğiz
*Milli Eğitim Bakanlığı Yabancı Kitapların hakimiyetine son vermek ve yurt dışına çıkan paraların yurt içinde kalmasını sağlamak ve de en önemlisi kitap fiyatlarını düzenlemek ,aşağıya çekmek için İngilizce bilen bazı kişileri bir araya getirerek hızla ve aceleyle bir kitap yazdırttı.OK tamam paramızın yurtdışına gitmesini biz de istemiyoruz.vatanımızda kalsın.Ama siz 10 günde bazı arkadaşlarımızı toplayıp kitap yazdırıyorsanız bu tamamen bir ciddiyetsizliktir.dil öğretimi cok ciddi bir iştir.İnsanlar onlarca yıl çalışarak deneyerek araştırarak ve konunun ehli olarak kitap yazmaya kalkarken bizler kısa sürede kitap yazıp çıkarıyoruz..hadi onu da yaptınız diyelim nerede bu kitabın videosu kaseti yardımcı materyalleri..onları çıkaramazsınız çünkü o kaliteyi yakalayabilecek öğretmen yetiştirmediniz..iyi niyetinizi anlıyoruz ama çocuklarımızı harcamanıza da dayanamıyoruz.. .
kitabın ismi “New Bridge to Success” ve " breeze" acaba bu kitaplar faydalı oluyor mu diye birçok arkadaşımıza sorduk… ve aldığımız cevaplar ilginçti…ve de ortak görüş şöyleydi
* İngilizce Öğretmeni Volkan Bey… *bakanlık bizlerin 9.sınıfta(Lise 1) yabancı yayın kullanmasını yasakladı.ok..ancak alternatif diye getirilen kitap öncelikle bu yayınlara ücret konusunda alternatif değil ve de yabancı yayınlar çıkan bu yeni kitapla rekabet etmek için fiyatlarını bu kitabın altında bir fiyata satıyorlar artık yani neredeyse 10-15 YTL’ ye ve de öğretmene hiçbir ücret talep etmeksizin, her türlü yayın , fazladan kitap, materyal desteğiyle beraber bu bir..
ikincisi bu kitaplar bizlere de parayla satılıyor ve her öğretmenden öğrenci kitabı için 20 YTL artı öğretmen kitabı için de 5 YTL alınıyor.üstelik yanında kullanabileceğimiz ne bir yardımcı kaynak ne bir ses kaseti ne de bir CD ya da video kitabı yok…yanına özenti,işe yaramaz, uyduruk bir sözlük ve kuru kuruya ders..kitap konular bakımından çok yavan..konudan konuya atlıyor..içerik sıfır..istenilen verim alınmıyor…yabancı yayın sahipleri istediğimiz her zaman bizlere istediğimiz her konuda yardım ve materyalleri ücretsiz sağlarken, bizler bu yeni kitap ve öğrenci ile baş başa kalıyoruz…oysa yabancı dilin sürekli ders kitabı harici takviye edilmesi ,dört becerinin de kullanılması kullandırılması gerekiyor.. bu durumda benim, sınıfıma fazladan bir şey yapmam için cebimden yabancı yayın almam ve bunları derste kullanmam gerekiyor…ve de aldığımız maaşımızı kitaplara yatırıp aç kalarak..nerede kaldı o zaman öğrencinin ,öğretmenin toplumun ve devletin kazanması..
bir şeyin orijinali dururken taklidiyle zaman geçirmek ve bir şeyler yapmak için yapmak zaman kaybından başka bir şey olmaz ama yine de en iyisini biz, çalışarak ,didinerek gayretle ve yaşayan dili ve öğretenini yıpratmamak gerçeğini göz önüne alarak yaparız diye düşünüyoruz..
***dil öğretiminde kullanılması gereken çoğu(düzgün okuma yazma dinleme konuşma) becerileri planlarda olsa da göstermelik olarak kaldığı için Türkiye’de yaşayan insanların yabancı dili düzgün konuşamaları hatta ve hatta sadece konuşabilmeleri MUCİZEYE kalmıştır…yani bu gibi planlarda olan ve yapılması gerekenler sadece dilbilgisi ve kelime öğretmeye yönelik olduğu için diğer becerileri sunacak kaliteli öğreticilere ihtiyaç vardır..milli eğitim bakanlığının dil öğretimine verdiği önem sadece yazıda kalmakta ve oradan ileriye gidememektedir..öğretilmesi istenen dilin gerçekten öğretilebilmesi için öncelikle devletin, İngilizce öğretmenlerini üniversitelerde yeterli seviyede eğitmesi,daha sonra da bu eğitimli personele kaynak araç gereç ve ortam sağlaması gerekmektedir..iyi eğitim istiyorsanız kaynağını da vereceksiniz..öğretmenlerimizden, 30 sene önce yazılmış ağabeylerimizin okuduğu ve geçerliliği kalmamış kitaplarla (AN ENGLISH COURSE FOR TURKS -1-2) şu anki öğrencileri yetiştirmesini istemeyeceksiniz..biraz gerçekçi ve iş yapıcı düşüneceksiniz..masa başında oturarak kitap yazıp daha sonra bunları uygulayın demek eğitime yapılacak en büyük yanlışlıklardan birisidir..
**Dil öğretmenine yardımcı olacaksınız ki o da öğrencisine doğru şeyler öğretebilsin yaşayan İngilizce öğretebilsin..öğretecek öğretmenin elinde kaynağı dahi yokken ,yardımcı kaynaklar o kadar pahalıyken bu nasıl olacak bilemiyoruz..videosu,kaseti,teybi televizyonu yokken bu nasıl olacak bilemiyoruz…belki de öğretmeninizi öğrencilerine daha da faydalı olması için yurt dışına eğitime göndermeniz gerekecek peki bu nasıl olacak…o zaman kaynak sağlayacaksınız öğretmene..verdiğiniz kitap kırtasiye parasını öğretmen borcuna harcamayacak..
Öğretmenin dil öğretmesini , kendisini geliştirmesini istiyorsanız siz de gerçekçi olacaksınız..o ki başbakanlar,cumhurbaşkanları yetiştirdiği halde hala kıymeti bilinmeyen öğretmenin elinden tutacaksınız…yurt dışı gezilerine gidip de kendini ifade edebilecek güzel bir İngilizce’ye sahip olan bir başbakanımız olsun istiyorsanız ve bizim de başbakanımızın diğer başbakanlar yanında tercümansız kendi işini halleden bir başbakan olarak görünmesini istiyorsanız bu ancak böyle olur sayın bakanım,sayın başbakanım…hadi bu ülke için bir şeyler yapalım..bizler hazırız…madem eğitime tam destek veriyorsunuz o zaman buradan da başlayın…bizim de geleceğimizde güzel şeylerimiz olsun..çocuklarımıza iyi eğitim bırakalım…yapabiliriz bunu…
*Acaba sizce bunların hangisi yapılıyor veya doğru yapılıyor ?
**Öğrenim,öğretim sürecinde öğrencinin daima etkin tutulması,derse katılımının mutlaka sağlanması,sınıfta etkileşim için gerekli olan sınıf ortamının oluşturulması, öğretim sırası ile şu dört becerinin (dinleme-konuşma-okuma-yazma) geliştirilmesine çaba gösterilmesi,öğrencilere yaşayarak ve oynayarak katılacakları etkinliklere yer verilmesi jestle veya mimikle,çizerek veya göstererek anlatıma yer verilmesi, öğretmen olarak bilgi vermekten ziyade beceri kazandırılmasının amaçlanması,öğrencinin öğrenmede söz sahibi kılınması yerinde olacaktır… **Yabancı dil öğretiminde görsel ve işitsel araçlar öğretimin daha etkili olmasını sağlamakta,öğrencilerin ilgisini derse çekmekte,sınıf içinde de doğal ortamın oluşmasına yardımcı olmaktadır..Görsel araçlar,öğretilen kelimelerin ve kavramların ve cümle kalıplarının daha kolay anlaşılmasına yardımcı olmaktadır .Bunlar yazı tahtası,eşyalar,küçük tablo ve duvar resimleri tepegözler video VCD TV teyp kaset datashow…İşitsel araçlar,doğru dil alışkanlıklarının kazanılmasında ve tekrar alıştırmalarının yapılmasında etkili olmaktadır.
**Yabancı dil derslerinde öğrencilerin öğrendikleri dili çok duymaları ve kullanmaları esas alınmalıdır..konuşma alıştırmalarına öğrenci daha çok ihtiyaç duymaktadır..öğrenilen dil öğrenciler tarafından ne kadar çok kullanılırsa ve ne kadar çok pratik yapılırsa o kadar iyi öğrenilir… **Aynı anda birden çok kelime,cümle kalıbı öğretmek etkili olmadığı gibi karışıklığa da neden olabilir..Tüm öğrencilerin sınıf içi çalışmaya katılmaları sağlanmalıdır..tekrar alıştırmaları,soru-cevap,rol yapma grup tartışması,ikili ve üçlü çalışmalar,benzetişim gibi tekniklerle öğrencilerin daha etkin katılmaları sağlanmalıdır..
**Sonuç olarak şunu belirtmek gerekir ki , öğretmen öğrencilerine gerçek bir iletişim gücü kazandırabilmek için bütün diğer becerileri de kazandırmak zorundadır..
*Ancak,bu beceriler içinde yer alan dil becerisinin ( dilbilgisi,kelime bilgisi,ses bilgisi vb..) asıl iletişim için sadece gerekli bir araçtan ibaret olduğunu , amaç olmadığını dikkate almak ve etkinliklerin sürekli olarak iletişim gücü kazandırmaya yönelik şekilde düzenlenmesine özen göstermek gerekmektedir.
*Dil bölümlerinde bu yazdıklarımızdan daha detaylı planlar yapılmaktadır..her beceri için ayrı planlar olsa da sadece sınava yönelik ders anlatıldığı için o planlar da sadece yazıda kalmakta ve uygulanmamaktadır..eğer uygulanmış olsaydı şu anda okullardan mezun olan öğrencilerin tamamına yakını mükemmel İngilizce konuşuyor olurdu..planda yazmayla bu dili öğretme ve kullanmasını sağlama çok farklı şeylerdir..eğer her yazılan yapılmış olsaydı Türkiye yabancı dili en iyi öğreten ülke konumunda olurdu…yani gerçekle,plan arasında çok fark var..söylemekle bu iş olmuyor…yapacaksınız..konuşturacaksınız bu gençleri arkadaşlar..konuşturacaksınız bu ülkeyi..bu ülkenin kaliteli,kendini yenileyen öğreticilere ihtiyacı var…zaman görev zamanı…
* Yabancı dil öğretiminde dilin tamamıyla rahat biçimde konuşulması hedef alınır..
***…eğer öğrenciler gerçekten yabancı dil öğretim kuralına göre yetiştirilselerdi şu an onlar da yabancı dili konuşuyor olurlardı..
Saygıyla Yabancı Dil Forum
|